Şafağın gri ışığı
Bir akşam üstü ılık parıltıda
Yokladım maziyi
O tanıdığım dünya eskisi gibi değil
Işık yok renk yok artık
Bütün dünya içimde saklı
Feryat ediyor sözcüsü olmam için
Arzum düşüncenin en uç noktasında
En derin sırları okuyormuş gibi
Tüm örtülü gizemler karşımda çırılçıplak
Fırtınanın, rüzgarın, gelgitin sırları
Uçsuz bucaksız hayallerle
Kahramanca bir hayat
Zor ve aldatıcı
Bilinçsiz bir dürtü
Hayat buyurgan sesiyle
Üzerime nefesini üflemiş
İçime çekilen her nefes
Evrenin soluduğu armağan