Bir dünya savaşını başlatıp, yakıp-yıkan, milyonların hayatını mahveden ve arkasından asırlar boyu milyarların hayatını etkilemeye devam edecek kötü bir miras bırakan bir kişinin işlediği suçun derecesini düşünelim. Bu dünyada böyle birisini hakkıyla kim cezalandırabilir? Veya yüzlerce yıl, milyonlarca insana yararlı olacak bir şekilde hayatını insanlığın hizmetine adayan bir insanı bu dünyada kim hakkıyla mükâfatlandırıp ödüllendirebilir?
Ârif Kişinin Altı Özelliği
Hikmet ehli bir zat şöyle der:
“Şu altı şey âriflerin özelliklerindendir:
1. Allah’ın adını andıklarında O’nun ismini yücelterek anarlar.
2. Kendi nefislerinden bahsettiklerinde hakir ve zelillikle bahsederler.
3. Allah’ın kâinattaki âyetlerini gördüklerinde ibret alırlar.
4. Bir günah veya şehevî bir şey yapmaya niyetlendikleri zaman hemen kendilerini geri çekerler.
5. Allah’ın affını hatırladıklarında sevinirler.
6. Günahlarını hatırlayınca istiğfar ederler.
Duanın Edepleri:
• Kıymetli zaman ve mekânları gözetmek.
• Kıbleye yönelerek ve kolları kaldırarak dua etmek.
• Gizli ve kendi duyacağı bir sesle dua etmek.
• Yapmacık sözlerden kaçınmak.
• Duayı huşû ve huzur içinde; kabulüne inanarak yapmak.
Cinsel duygu, insanoğlunun en zayıf tarafıdır. O nedenle şeytan, hücum için düşmanın bu en zayıf noktasını seçmiş ve planlarını onların haya duygusunu zayıflatmak hesabı üzerine kurmuştur.
Kötü işleri, Salih emellerinden daha ağır gelen kimsenin hâli, bütün varını yoğunu, borçlarını ödemek için verip de hâlâ borçlu kalan bir müflisin durumuna benzer.