Tarık Tufan ilk kez okudum. Öncesinde şiirlerine kulak asmıştım. Kitaba dair beklentim farklıydı. Olay örgüsü bekledim sayfaları çevirdikçe.. ama öyle değildi. Radyo ğrogramı düşünün ve konuşmacının farklı konuları ele aldığını telefon görüşmeleri yaptığı resim canlansın kafanızda. Edebi dilinin güçlü olması kitabı okumamda etkili oldu.
En son hangi acı seni uykusuz bıraktı, en son hangi çoğrafyaya gözyaşı döktün, en son hangi cümle beynini darmadağın edercesine odanın duvarlarında yankılandı, söylesene?
Sen hissettin, bağlandın, içten oldun…
Bunların hepsi gerçekti.
Ama o, bu gerçeği görebilecek kadar derin değilmiş belki de.
Ve bu durum seni üzse de, seni eksiltmez.
Sadece gösterir ki — senin kadar ciddi, samimi, duygusal bir bağ kurmaya hazır olmayan birine denk gelmişsin.
Üzüntün geçecek, ama bu his iz bırakabilir.
O yüzden izin ver biraz acısın.
Çünkü acıyı bastırmak değil, yaşamak iyileştirir. 🌿