Bakir topraklar üzerine yaptığımız evler bu toprakların sunduğu güzellikten daha fazlasını sunabilmeli bize. Mutluluğun ne olduğunu en kusursuz biçimde, en ustaca anlatabilen binalar inşa etmeliyiz. Hiç değilse bu kadarını borçluyuz üzerine binalar dikerek yok ettiğimiz kırlara, ağaçlara, solucanlara.
“İnsanlık saygınlığını yitirdi, “diyordu Schiller, “ama sanat yitirilen bu saygınlığı kurtardı, onu önemli taş yapılarda sakladı. Hakikat, sanatın yanılsamasında yaşamaya devam ediyor. Özgün imge işte bu kopyadan, bu taklitten doğacak yeniden.”
Yuva kavramı ile şirinlik, hoşluk arasında bir bağlantı yoktur; aslında, dünyanın görmezden geldiği ya da dağınık zihnimiz, şaşkınlığımız yüzünden gözden kaçırdığımız büyük gerçekleri bize göstermeyi başarabilen herhangi bir yere yuva diyebiliriz.