Rabia'nın en sevdiği çorbaydı. Bir keresinde soğan çorbası istemişti fakat evde soğan kalmamıştı. Abde Rabia'ya, "Gidip komşudan isteyeyim." dese de Rabia sert çıkmış; "Yıllardır Allah'tan başka kimseden bir şey istememeye ant içtim. Niyazım hep buydu ki; sağ elim sol elime muhtaç olmasın. Varsın bu günde soğan çorbası içmeyelim." demişti. Bir müddet sonra gagasında soğan taşıyan bir kuş belirmişti pencereye konup soğanı içeri atıp uçuvermişti. Abde sevinçle Rabia'ya soğanı gösterirken, Rabia;
"Kalbim bu konuda mutmain değil, ola ki bu işin içine şeytan da girmiş olabilir?" demiş ve soğanı pencereden dışarı atmıştı.
Akşam olup ortalık kararınca yine farklı perdelerden iki ses ıssız sokaklarda yankılanırdı. Biri yiyip içen insanların eğlence ve sefaları diğerleri ise ibadet eden zikr-i ilahi çekmekten dolayı kendinden geçenlerin sesi.