Bir yanda Homeros'un sözünü ettiği gibi beyaz yeleli, onun ince, uzun, serin mısralarına benzeyen dalgalar, bir yanda atina'nın sırf yağ ve ışık olan zeytini, Apollon'un defnesi ve Dionysos'un sırf şarapla şarkıdan ibaret bağları...
Tanrı Güneş'i, Ay'ı, Dünya'nın süsleri olarak yaratmış. Üstümüze avize olarak, bizi aydınlatsın diye gökyüzünü asmışmış. Ilk yara buydu: ikincisi de şu: insan tanrının sevgili ayrıcalıklı yaratığı değildi. Tanrı ona soluğuyla üflemiş, ona ölümsüz bir ruh vermemişti. O da sonsuz hayvanlar zincirinin bir halkası, maymunun torunu, torununun torunuydu.