Marksizm, anarşizmden sosyalizme geçmek için bir devletin zorunluluğunu kabul etmesi ile ayrılır, ama 1871 paris komünü gibi, 1905 ve 1917 işçi vekilleri sovyetleri gibi bir devlet, yoksa alışılmış tipteki burjuva demokratik cumhuriyet gibi bir devlet değil.
Insanlık, kapitalizmden, doğrudan doğruya ancak sosyalizme, yani üretim araçlarının ortaklaşa mülkiyetiyle ürünlerin herkesin emeğine göre bölüşümüne geçebilir. Bizim partimiz daha uzağı görüyor. Sosyalizm, kaçınılmaz olarak, yavaş yavaş, bayrağı üzerinde: herkesten yeteneklerine göre, herkese gereksinmelerine göre yazan komünizme dönüşecektir.
Burjuva parlamenter cumhuriyetten krallığa dönüş çok kolaydır, çünkü tüm baskı aygıtı ordu, polis, bürokrasi olduğu gibi kalır. Komün ve işçi asker köylü vekilleri sovyetleri bu aygıtı parçalar ve kaldırır.
En yetkin, en gelişmiş burjuva devlet tipi, parlamenter demokratik cumhuriyettir: iktidar bu devlet tipinde parlamentoya aittir, devlet makinesi, yönetim aygıt ve organı her zamankilerdir. Sürekli ordu, polis pratik olarak görevden geri alınamaz. Ayrıcalıklı halkın üstüne konmuş memurlar topluluğu.