Meral

Çıkarken, ona şu uyarıda bulundu:"Dikkatli ol ve milliyetçi yazılarınla Türkleri rahatsız etme!"
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Onlara göre, İbranice kutsal bir dildi ve gündelik işler için kullanılması uygun değildi. İbranicenin konuşulur hâle gelmesi ve "süfli" dünyalık işlere aracı kılınması ise, bir nevi dine ve inanca ihanetti. Dindarlar(yahudiler) meseleye böyle baktığından dolayı, Ben-Yehuda "sapkın" olarak görülüyor, yaptığı her iş de Kudüs yahudileri arasında nefret uyandırıyordu.
"Ben Mescidi Aksa'nın kızı Aksa'yım! Düşmanlarım bana ne yapabilirler ki? Ben cennetimi ve gülistanımı yüreğimde taşıyorum. Nereye gitsem benimle birliktedir; benden bir an olsun ayrılmaz. Benim hapsedilmem halvet, öldürülmem şehadet, sürgün edilmem ise seyahattir!"
Doğunun Rothschildları olarak bilinen Sursuklar, başlangıçta bazı bölgeleri yahudilere satmaya başladılarsa da, Osmanlı idaresi durumu fark eder etmez, arazi devrine ciddi yasaklar getirdi. Bu dönemde farklı kimlik ve milliyetlere mensup aracılar devreye girerek, yahudilerin mülk ve arazi satın almalarını kolaylaştırmaya çalışıyordu. İttihad ve Terakki Partisi'nin iktidarına kadar mülk ve arazi satışları konusunda sıkı yaptırımlar uygulanırken, 1908'den itibaren bu türden işlemler tamamen serbest bırakıldı. Sursuk ailesi, 1920'lerin sonuna kadar sahip oldugu arazileri peyderpey elden çıkararak siyonistlere devretti.
Rişon Le-Siyon, tarihi Filistin topraklarının yahudileştirilmesi ve adım adım işgal edilmesi projesinde , birçok ilkin gerçekleştirildiği bir şehirdi; Bilahare israilin bayrağına dönüşecek olan altı köşeli yıldız simgesi 1885'te ilk kez burada kullanıldı.
Burada ilk ibranice sendika, ilk ibranice orkestra kuruldu. Aynı zamanda burası bir tarım kolonisiydi.·Kitabı okudu