Öyle ki yalnızca iyi insanların yaşadığı bir şehir kurulabilseydi, bu değerli insanlar herhalde şimdiki gibi yönetmek için değil de, yönetmemek için çaba gösterirlerdi.
Eğrilik dediğimiz durumun son halini zorbalıkta görürüz. Zorba, başkalarının sahip oldukları malları azar azar değil, toptan bir şekilde hileyle ve zor kullanarak alır; el koyduğu bu malların tanrılara mı, insanlara mı ya da devlet veya bireye mi ait olduğuna hiç bakmaz.
Doğruluk her yerde aynıdır, yani oradaki yönetimin işine gelen şeydir doğruluk; çünkü güç onun elindedir. Doğru düşünmesini bilen biri de, bundan şu sonuca varır: Doğru hep aynıdır, yani güçlünün işine gelendir.
...şairler şiirlerine, babalar oğullarına ne kadar düşkün olurlarsa, kendi çabalarıyla servet sahibi olanlar da paraya kendi eserleri gibi düşkün olurlar.