Hemdem oluyorlardı.
Hemdem; can ciğer olmak,çok yakın dost,yoldaş olmak anlamına geliyordu.
Birlikte , manasındaki 'Hem' kelimesiyle,nefes,can,zaman manasındaki 'Dem'kelimesinden oluşan bu kelime,Hemdem olunan kişi ile aynı zamanda yasamak,aynı nefesi almak,bir can olmak anlamına da geliyordu.
Yani Metehan boşuna Hemdem olduk diyordu
"Ben böyleyim:
Sulu göz, takıntılı,küçücük şeylerle mutlu olan,hassas,etrafa neşe saçan,çok iyi niyetli ,kalp kırmaktan korkan,gönül almayı bilen,sevdim mi tam seven, herkesi kendi gibi sanan...
Bizi öyle çok sevmezler."
"Hırçınlığım sana değil,
Kızgınlığım kendime.
Alışkın değilim,
Ne sevmeye ne de sevilmeye.
İstanbul'un kokusu gibi,
Sinmişsin üstüme.
Benim derdim içimdeki kendimle.
Beni al ,ateşe at,canım yanmaz yeter ki sen yak,
Bu, nasıl bir hâl bana sorma.
Beni al,yanına kat,
Bu can teslim sana.
Bak,hazırım bir ömür yanmaya..."