Mira

Mira
@MsPenelope
Gözleri mavilim*•*•*
460 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı
"Seni seviyorum," demenin önemi
10/10
·325 syf.·
2026 129. kitabı
Algernon'a Çiçekler, insanın üzerinde fazlaca etki bırakan bir eser. Okuma sürecinde yüzümden tebessüm eksik olmadı, bazen acı bazen tatlıydı. Daniel Keyes, özel insanları öyle güzel ve içe
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,1bin okunma
Rüyaların dili olsa
9/10
·392 syf.·
2026 108. kitabı
Nermin Yıldırım’dan okuduğum beşinci kitap Rüyalar Anlatılmaz… Yine kitabı bitirdikten sonra bir müddet etkisinden çıkamadım. Üzerimde bıraktığı hissi nasıl tarif etsem bilemedim; acı, öfke, korku…
Rüyalar AnlatılmazNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20254,354 okunma
Hayata dair tüm ihtimaller yaşanmıştır
9/10
·276 syf.·
2026 105. kitabı
Tarik Tufan geç keşfettiğim ve çok severek okuduğum bir yazar. İlk olarak Gece Açan Çiçekler ile başlamıştım. Deneme tarzı yazılarının olduğu kitaplardan ziyade romanlarını daha çok seviyorum diyebilirim. Şanzelize Düğün Salonu, Şeyh bir babanın tek evladı olan kahramanımızın kimlik arayış serüveninde başından geçenleri bize aktarıyor. Dikkatimi çeken bir husus; Tarık Tufan'ın erkek karakterlerinin hastalık derecesindeki aşk bağımlılığı... Karşılık göremiyorsun, soğuman ve uzaklaşman gereken her türlü şey mevcut ama erkek karakter illâki bu olmalı diyor. Ucunda ölmek ve öldürmek de olsa göze alıyor hikâye kahramanı, böylesi marazi bir aşk bana tuhaf geliyor. Tuhaf gelmesi sevmeme ve merakla okumama engel değil tabii. :) Hikayemizde de kahramanımız okul arkadaşı Eda'ya tutuluyor, ama öyle böyle değil. Tüm inanç sistemini sarsacak, kimliğini sorgular hale getirecek bir aşk bu ve maalesef ki karşılıksız. Kitapta en çok sevdiğim karakter Baki Semih oldu, ne güzel bir insandı öyle o. Tasavvuf inancını ve ölmeden ölmeyi öyle etkileyici bir dille ve karakterlere yedirerek anlatıyor ki kendinizi bir anda dergahta, dervişlerle zikir çekerken buluyorsunuz. İnsanın anlam ve kimlik arayışına ışık tutan, okurken "Ben kimim?" sorusunu sık sık sorduran bir eser ŞDS. Elimdeki Tarık Tufan kitapları bitmesin diye araya birkaç kitap alarak ilerliyorum, sonrasında akut Tarık Tufan yetmezliği çekmeyeyim diye. Zira huyumu biliyorum, yeni kitapları ne zaman gelecek diye sabırsızlığım tavan yapacak. Şanzelize Düğün Salonu kesinlikle tavsiyemdir, alın okuyun efendim. Sevgiler, saygılar.
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20248,6bin okunma
Astalavista Osman
Puan vermedi·129 syf.·
2026 99. kitabı
Aylin Balboa'dan ilk defa bir kitap okuyorum. Eser ince olmasına rağmen hikâye uzun :) Ben okurken inanılmaz eğlendim, yazarın kalemi çok akıcı, bazı cümleleri durup tekrar okuyorsunuz. Ahh, ayrıca Aylin hanımın nüktedanlığı size birkaç saatliğine de olsa dertlerinizi unutturuyor. Eserde ayrılık acısı yaşayan kadın karakterimizin duygusal yolculuğuna eşlik ediyoruz. Önce isyan ve öfke, sonra barışma isteği ve nihayetinde kabullenişle birlikte hayata devam ediş... Osman'ın neler yaşadığını bilmemekle birlikte kadın kahramanımızın ayrılığa böylesine esprili bir şekilde yaklaşmasını çok sevdim. Ara ara satırlarında kendimi de buldum diyebilirim, güldüğü yerlerde canının ne kadar yandığı alt metinlerde bize ulaştı. Hayat bu, her şeye alışılır, bu böyle söylenir ve böyledir. Her şeyin bir sonu var; yaşamın, güzel aşkların... Sonuç olarak şöyle diyoruz: Başka bir hayatta görüşmek üzere, Astalavista Osman! Sevgiler
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,3bin okunma
Aşk bir hastalık mı?
8/10
·312 syf.·
2026 92. kitabı
Tarık Tufan'dan ikinci kitabımı da bitirmiş bulunuyorum: Âşıklara Yer Yok. Bende nasıl bir his bıraktı diye düşünüyorum şu an, galiba biraz yarım kalmışlık var üzerimde. Umduğum gibi, yazarın anlatımı beni ilk sayfadan alıp son sayfaya kadar hızlı bir şekilde taşıdı. Tarık Tufan kitaplarının kurgusu kadar anlatımı da insanı büyülüyor. Bu sefer kahramanımız Orhan, üniversitede öğretim görevlisi. Açıkçası Orhan'ın iç hesaplaşmaları ve Firdevs'e olan hastalıklı bağımlılığı beni rahatsız etti. Bunun adı aşk olamaz, olsa olsa hastalık bence. Spoiler vermemek için detaya girmiyorum. Hikayede Orhan'ın yaptığı hataları, içsel hesaplaşmaları okurken uzun uzun düşünüyorsunuz. Kendisini bulmak için gittiği Saklıkuyu'da tanıştığı insanlar -Defne, Belma, Ahmet Hilmi Bey- ve onların hikayeleri benim daha çok ilgimi çekti. Saklıkuyu'daki bimarhanenin öyküsü de ayrı güzel ve hüzünlüydü. Kitabın sonunda geçmiş öykülerin bugünle buluşması, Orhan'ın bağımlılığının kendi iradesi dışında bitişi... Defne hikayenin en nahif karakteriydi, zannımca Orhan çok şanslıydı ve bence böyle bir meleği haketmiyordu. Orhan gibi olmayınız ve kendinizi, kadın/erkek fark etmez, kimseye kullandırmayınız, diyerek lafımı noktalıyorum. Âşıklara yer var elbette de biraz aklı kullanmak şartıyla. Ve tabii ki kitap tavsiyemdir, okuyunuz efendim. Sağlıkla kalın.
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,497 okunma