Bilinçli olarak sevilememekten korkan birinin aslında bilinçaltında sevmekten korktuğunu fark etmelidir. Sevmek kendini karşılıksız olarak adamak, sevgimizin sevilen kişide de sevgi oluşturacağı ümidini taşımaktır. Sevgi bir inanç eylemidir, inancı az olanin sevgisi de azdır.....
Başkaları ile olan iliskide yoğunlaşma demek dinlemeyi bilmek demektir. Çoğu insan diğerlerini gerçekten dinlemeden dinler gözükür hatta öğüt bile veri. Karsisindakinin konuşmasını ciddiye almadiklari gibi kendi konuşmalarını da ciddiye almazlar. Sonuç olarak konuşma onları yorar. Onlar yoğunlaşıp dinlediklerinde daha da yorulacakları kanısına sahiptirler. Ancak gerçek bunun tam tersidir.
Yoğunlaşmayı öğrenmede atılacak en onemli adım kişinin okumadan radyo dinlemeden sigara ve içki içmeden yalnız kalabilmeyi öğrenebilmesidir; bu beceri de sevme becerisi icin bir ön koşuldur. Bir insana salt kendi kendime yetemediğim için bağlıysam o kişi ancak can simidi olabilir. Aradaki bağın Sevgiyle hiçbir ilgisi yoktur. Mantığa aykırı gözükse de yalnız kalabilme becerisi, sevme becerisinin koşuludur.