Nedense insanlar hem kendileri hem de yakınları için ölümün hep dışarıdan gelebileceğine, bir sebebi olması gerektiğine, sebeplerin mutlaka üzerinden gelişebilecek bir yolu olduğuna, eğer sebep olan hastalıklar tedavi edilemez ise ölümün bir şekilde de doktorların veya tıbbın Yetersizliğinden kaynaklandığı düşünülür.
Oysa ölüm tüm canlıların bedenlerine bir şekilde yazılı ve işleyen bir süreçtir. Eğer beklenmedik bir kaza, cinayet gibi bir nedenle ölmediyseniz ölümün kodları zaten içinizdedir.
Bugün sanal ütopyalarımıza verdiğimiz isim Realiteyse; Yarın, dünün tarihi olarak kalacak olan hoş anılar olacaktır.
Anı yaşayıp Yarının tarihini belirlemek eğitimindeki insanlık, daima önünde gidene yetişmeye çalışmıştır. Bırakın tarihi irdelemeyi dünü bile kaybetmiş bir insanlık hikâyesi daha ne kadar bu dünyayı götürebilir?
Vücudumuzu soğuk terler kapladığı zaman, kendimizi kör bir öfkeye kaptırdığımız zaman ya da duygusuzlaştığımız zaman, bilincimizi o an için sürüngen beynin esir aldığını bilmemiz gerektiğini unutmayın.