Sultan Tarlacı

Sultan Tarlacı

Yazar
7.7/10
117 Kişi
·
274
Okunma
·
63
Beğeni
·
3431
Gösterim
Adı:
Sultan Tarlacı
Unvan:
Tıp Doktoru, Yazar
Doğum:
Rize, Türkiye, 1970
1970 yılında Rize’de doğdu. 1995 yılında Tıp doktoru, 2000 yılında Nöroloji uzmanlığını aldı. 2000 yılında, Beyin Araştırmaları Derneği araştırma Teşvik Ödülü, 2001’de TÜBİTAK-Beyin Araştırmaları Derneği Araştırma Teşvik Ödülü ve 2003’de de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Sedat Simavi, Sağlık Bilimleri Ödülü almıştır. 2014 Yılında NeoCortex öğrenci topluluğu ödülü almıştır.

Tıp eğitimini Temmuz 1995’de Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamlayan Dr. Sultan Tarlacı dönem birincisi olarak mezun olmuştur. Nöroloji uzmanlığını 1995-2000 yılları arasında Ege Üniversitesi, Nöroloji Anabilim dalından almıştır. 2001 yılında Ege Üniversitesinden ayrılmış ve 2001 yılında bir ay Manisa Celal Bayar Üniversitesinde, gözlemci nörolog olarak bulunmuştur. 2001-2013 yılları arasında Özel hastanelerde Nöroloji Bölümlerinde çalışmış ve bu sürenin önemli bir kısmında (11 yıl), Özel Ege Sağlık Hastanesinde çalışmıştır. 2003 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Sedat Simavi, Sağlık Bilimleri Ödülünü, Yutma Fizyolojisi üzerine yaptığı çalışmalarla almıştır.

Dr. Tarlacı’nın 1998-2014 yılları arasında uluslararası saygın, çoğunluğu A grubunda yer alan hakemli dergilerde yayınlanmış ve SCI giren 30 yayını vardır. Yayınların 5 tanesi olgu sunumu, 3 tanesi gözden geçirme makalesi ve kalan 22 tanesi özgün araştırma makaleleridir. Bu yayınların 13’ünde birinci isim, 4’ünde ikinci isim, 7’sinde ise üçüncü isim olarak yer almıştır. 2014 yılı içinde yayınlanmakta olan 2 yazısı vardır ve bunlardan birisi davetli gözden geçirme yazısı iken diğeri çok merkezli bir uluslararası özgün araştırmadır. 2013 yılında 1, 2012 yılında ise 3 makalesi yayınlanmıştır. Doçent unvanını aldıktan sonra 7 adet yayın yapmıştır. Eserlerden anlaşıldığına göre ilgi alanları Klinik nörofizyoloji, yutma fizyolojisi, epilepsi, nöroloji yoğun bakım, bilinç ve bilinç bozuklukları, sinir sisteminde kuantum fiziği işleyişi ve felsefesi hakkındadır.

Yayınlanmış, Acil Nörolojik Hastalıklar: Güncel Tanı ve Tedavi adlı tıp kitabı vardır. Bunun dışında, Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine ve Kuantum Beyin: Bilinç-Beyin Sorununa Yeni Bilimsel Yaklaşım, MS Nedir adlı kitaplar yayınlamıştır. Kendi yaşamının bir kesitini anlatan ve multipl skleroz hastalığı ile birleştiren bir öykü kitabının yazarıdır. Daha geniş kitlelere hitap edecek bir roman yazmaktadır.

2003’de yayınlanmaya başlanan, NeuroQuantology Dergisi. (An Interdisciplinary Journal of Neuroscience and Quantum Physics) yayımcısı, isim babası ve baş editörüdür. Dergi Ocak 2008’de SCI (Scientific Citation Index) kabul edildi.

Sinir biliminin değişik konularında, SCI’ye giren 30 üzerinde makalesi vardır. Bunun dışında, Popüler Bilim, Bilim ve Teknik’de popüler yazılar yazmıştır. 

Temel araştırma alanı yoğunlaşması, sinir sisteminde kuantum fiziği kurallarının işleyip işlemeyeceği üzerinedir. Halen özel bir hastanede, nöroloji uzmanı olarak çalışmakta ve NeuroQuantology dergisinin editörlüğünü sürdürmektedir. Özellikle sinir sisteminde kuantum fiziği işleyişi ve duyular dışı algının pragmatik kullanımı, fizik ve sinir bilimsel temellerini anlama konusuyla ilgilenmektedir.
Islâm Peygamberi'nin , bir savaş dönüşünde ifade etmiş olduğu rivayet edilen "Küçük cihattan en büyük cihada döndünüz; bu en büyük cihat kulun nefsine karşı cihadıdır" ifadesi...
(Aynı zamanda cihat kelimesinin de bugünlerde çok tartışılan açık anlamını gösterir.)
Freud'a göre insanlık tarihinde, insan egosuna yönelik üç ayrı şok olmuştur:
1. Evrenin merkezinde olmadığımız
2. Evrim teorisi
3. Farkında olmadığımız bilinçaltı güçler tarafından kontrol edilmemiz
Dünyada kötü insanların sayısı iyilerden çok olsa da, az sayıdaki iyi insan kötülüğün yayılmasını bir şekilde kontrol altına alabilmektedir.
Normal aklı olan birisine ne kadar hipnotik telkin verirseniz verin, ahlâkî ve toplumsal değerleri çatışacak şekildeki bir telkini yerine getirmez.
Tanrı sınırsız veya sonsuz bir çeşitlilik yaratmamış ancak az çeşitlilikten (aynılıktan) çoklu bir çéşitlilik yaratmayı sağlamıştır
Sultan Tarlacı
Sayfa 26 - Destek yayınları
Alzheimer hastaları bilgileri unutur ama o bilgilerin getirdiği duyguları unutmaz. ...deneyimlerden kalan mutluluk ve mutsuzluk nereden geldiği belli olmayan bir şekilde beyinlerinde kalır.

Bu onlara sebebi bilmedikleri mutlu ve mutsuz ihtiyarlara döndürür.
Eğitimin amacı kalıp bilgi vererek standart robot benzeri beyinleri sokaklara salmak değil, sürekli soru sorarak ve aldığı yanıtları kritik edebilir beyinler geliştirmektir.
264 syf.
·21 günde·7/10
Bu kitap psikoloji, sosyoloji, felsefe gibi sosyal bilimlerden tutun da fizik, kimya, biyoloji gibi fen bilimlerine kadar aklın alabildiği her konuya değinmiştir. Kitabın adından da yola çıkacak olursak yazarın “bilinç” kavramını etraflıca inceleyebilmesi için bu bilim dallarına değinmesi gayet yerinde bir harekettir.
———
İçindekiler bölümü ise açık, net ve anlaşılır olduğu için kitabı okumadan önce aklınızda büyük bir şema oluşturabiliyorsunuz. Bu şema size kitabı okurken çok yardımcı olacaktır eminim. Çünkü bu kitap ne kadar basit ve açık bir dille yazılmaya çalışılsa da yine de akademik üsluptan kopamamıştır (kopmaması da gerekir). Bu da bize kitabı okumadan önce fen bilimleri ve sosyal bilimlerle ilgili artalan bilgimizin biraz yeterli düzeyde olması gerektiğini gösterir.
———
Bu yeterlilik ne düzeyde olmalıdır? Günlük hayatında biraz da olsa fen bilimlerine yakın olan, bilimsel konu ve olayları araştırmaktan hoşlanan, sorgulayan ve dolayısıyla felsefeyle (özellikle), edebiyatla yakın veya uzaktan bağlantısı olan herkesin anlayabileceği düzeyde olduğu düşüncesindeyim.
———
Sultan Tarlacı (bana kalırsa) bu kitabında bilinç kavramını “Tanrı” ekseni etrafında konuşlandırmıştır. Fakat bunu “bilim” ile desteklediği için kitapta şahsi, romantik fikirler yok denecek kadar azdır. Bu da kitabı bilimsel bir kitap haline getiren yegane sebeplerden biridir.
———
Bu kitabı kimler okumalıdır?
Beynin işleyişini, bilincin ne olduğunu, uyku halini, bayılma halini, meditasyonu, halüsinasyonu, insan-hayvan kavramını ve bilinçlerini, robotları ve yapay zekayı, özgür irade, kader ve seçimlerimizi merak eden herkesin okuması gerektiği kanaatindeyim.
528 syf.
·7/10
Bir zamanlar medyatik olan bi cinayeti anlatıyo( münevver karabulut)cinayetini anlatıyo ilk kısım sıkıcı ama okunmaya deger.parapsikoloji ile ilgili ilginç tespitleri var. Bazı insanların altıncı Hissi çok kuvvetli özellikle de bayanların, bir takım örneklerle açıklıyo.. bana wolf messing i hatırlattı.( wolf messing almanya'da bulunduğu sırada albert einstein sayesinde sigmund freud'la tanıştığı ve freud tarafından üzerinde bir takım psikolojik testler yapılan, telepatik yeteneklerinin güçlü olduğu söylenen medyum. kendisiyle ilgili anlatılan en ünlü hikaye, stalin'le ilk tanıştığında gerçekleştirdiği banka soygunudur. rusya'ya kaçtığı sırada messing'in ününü duyan stalin, bu çelimsiz yahudiyle ilgili anlatılanların palavra olduğuna kanaat getirerek yeteneklerini sınamaya karar verir. stalin, messing'ten moskova'da, çok iyi korunan, devlete ait gospank'tan 100 bin ruble getirmesini ister. kendi anlatımına göre, messing, sıradan bir vatandaş gibi bankaya girer ve veznededar'dan elindeki çantaya 100 bin ruble doldurarak kendisine vermesini ister. veznedar, hiç itiraz etmeden söyleneni yapar ve çantayı alan messing, kendini uğurlayan güvenlik görevlilerinin arasından elini kolunu sallayarak bankadan çıkar. messing'i, elinde para dolu çantayla karşısında görünce şaşıran stalin, derhal bankadaki görevlilerin sorgulanmasını ister. ancak yapılan uzun sorgulamalara karşın, veznedar başta olmak üzere kimse olayla ilgili bir şey hatırlamadığını söyler. bu andan sonra stalin'in, messing'i yanından ayırmadığı ve özellikle yabancı bürokratları ikna etmek gibi görevlerde kullandığı söyleniyor.) okunası bi kitap.
Youcin
Youcin Schrödinger’in Kedisi Neden Şizofren Oldu?'u inceledi.
368 syf.
·218 günde·Beğendi·7/10
Yazarı katıldığı televizyon programlarında tanıdım ve bu şekilde kitaplarıyla tanıştım. Kitabı şehir dışında unutunca okumam da biraz geçikti haliyle ve şimdi kitaba göre, paralel evrende kitabı bitirmiş olan benle, kitabı uzun bir aradan sonra bitirmiş beni fiili bir beraberliğe sokmuş bulundum. Yazarı önceden tanıdığım için kitabın tarzını da az çok tahmin ediyordum ancak sürekli nitelikli kaynak gösterme döngüsünden ve çok fazla geniş başlık barındırmasından olsa gerek, biraz bıkkınlık verdi ve merak uyandırmadan okuduğum başlıklar oldu. Ayrıca yazarın şahsi görüşlerinin bulunduğu kısımları okuyucuya açık seçik sunamama durumlarından da tez okuyormuş gibi hissettim çoğu zaman.

Başlıklar çok geniş konulara hükmediyor ve kitabın yarısına geldiğinizde bambaşka konulara dalmış gitmiş oluyorsunuz. Kitabın bölümleri arasında ilinti ve ilişkilendirme sanki hiç yok gibi ama gerçekten ummadığınız düşünceler, araştırma ve bilgiler barındırıyor olması da bu açığı kapatıyor. Bence, roman gibi okuyacağınız sürükleyici ve elinizden düşürmek istemeyeceğiniz bir kitap değil. Bilimsel araştırmaları, yöntem ve düşünceleri başlıklar altında inceleyen, belirli görüş ve hipotezleri barındıran, soru sorduran, bazen de verdiği cevabın sorularını düşündüren bir kitap.
416 syf.
·1 günde·8/10
Bi biyolog adayı olarak benim sürekli olarak duymaktan sıkıldığım soru olan"Evrime inanıyor musun?" sorusunu önüme getiren canım insanlara şu saatten sonra "Büyük patlamaya inanıyor musun?" diye sormak boynumun borcu kesinlikle.. Anlaşmaya bu noktadan başlayacağız
Mağara duvarlarındaki çizimlere yapılan açıklamarın olduğu sayfalar benim için çok keyifliydi. Hayatımın şuana kadar ki döneminde mağara duvarındaki çizimleri öyle detaylı düşünmek aklıma gelmemişti açıkçası
384 syf.
·7 günde·1/10
Başlarda kitaba ismini veren konuyu bilimsel olarak incelediğini düşündüren çok sevgili doktorumuzun sonrasında konuyu siyasi bir yalakalığa dönüştürme çabası gerçekten takdire değer. Yazar doktorumuz terörist yapılanmaları ve örgüt psikolojisi, suçlu birey davranışları, suça yönelten düşünce biçimleri gibi konuları kendi branşında ele alacağı vaadiyle güzel bir arka kapak hazırlayıp kitabın satışını da bu sayede kolaylaştırmış oldu. Kitabın ilk yarısında yazarın mesleki bilgisini ve literatür tarama becerisini görebiliyorken ikinci yarısında konunun can havliyle esas hedeflenen tarafa ve bu kadar ısrarla yönlendirmesinin arkasındaki kokuyu almak da pek de zor olmuyor açıkçası.
Her şeye rağmen yazarın hekim kimliğine olan saygımı hatırlamaya çalışıyor, satırlarıma burada son veriyorum efenim.
416 syf.
·21 günde·Beğendi·8/10
kitap beklediğim gibi felsefi ve bilimsel olarak yazılmış.biyoloji olarak verdiği bilgileri her ne kadar kavrayamasam da kitapta evrim-din tartışmalarına tamamen objektif olarak yaklaşılmış.özellikle zaman ile ilgili anlatılanlar resmen beni boşluğa düşürdü.ve kitapta da dendiği gibi ardışık algılamaya alışkın beynimiz zamanı pek kavrayamıyor.insan gelişimi hakkında örneklerle ilerleyen tarihi bi anlatım var.sonrasında dinci evrimci tartışmalarına cevap diyeceğim bölüm geliyor.bakış açınızı değiştirecek bir kitap.özellikle "dinci" kişiler için ol emrini açıklamaya çalışmış.ve benimde düşündüğüm gibi örnekler vermiş.
416 syf.
·4 günde
Blogumdan alıntılama yapıyorum.Evren,varoluş,inanclar,evren ile varoluş arasındaki ilişki,evrim teorileri,olmak ile olmamak,Tanrı,Havva ile Adem ve daha fazlası bu kitapta.Bircok kaynaktan yararlanılmış.Destekleyeci resimler,karşılaştırmalar ve sütunlar kullanılmış.Keyifli,akıcı ve güzel.Tavsiye ederim. :)
N.E.
N.E. Schrödinger’in Kedisi Neden Şizofren Oldu?'u inceledi.
368 syf.
·8/10
Öyle bir solukta okunacak bir kitap değil;yavaşça sindire sindire sayfaları çevirtmelisiniz.Kuantum fiziğinden mistizme çoklu bakış açısı sunabilen ender kitaplardan.
232 syf.
Blogumdan alıntılama yapiyorum.Medyumluk nasıl ortaya çıktı,tezleri neler ve nasil geliştigı hakkında bilgi ediniyoruz.Medyumculuk neyi savunduğunu,ne için kullanildığı da anlatılmış.Metak edenler için güzel bir kitap.Benim için yeri ayrı idi.Çunku medyumluk bir ara cok ilgimi cekmişti ve o sıra okudugum bir kitapti.Ayrıca sinir bilimci olan Sinan Canan'da bu kitaba katkı sağlaması kitabi daha da güzelleştirdi.Keyifli okumalar. :)
376 syf.
·Puan vermedi
Kitap ölüm kaygı testiyle başlayıp yine aynı testle sona eriyor. Kitabın vaadi, ölümü belirli değişkenleriyle anlatarak bilgi sahibi olunması ve sonrasında kişide ölüm kaygısının azalacağıdır.
Ruhçuluk, medyumluk, reenkarnasyon ve ölüme yakın deneyimler gibi konularda ayrıntılı denebilecek bilgiler edinilebilir. Müslüman kimliğine sahip bir yazardan bu konuları okumak oldukça farklı bakış açıları kazandırıyor. Tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sultan Tarlacı
Unvan:
Tıp Doktoru, Yazar
Doğum:
Rize, Türkiye, 1970
1970 yılında Rize’de doğdu. 1995 yılında Tıp doktoru, 2000 yılında Nöroloji uzmanlığını aldı. 2000 yılında, Beyin Araştırmaları Derneği araştırma Teşvik Ödülü, 2001’de TÜBİTAK-Beyin Araştırmaları Derneği Araştırma Teşvik Ödülü ve 2003’de de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Sedat Simavi, Sağlık Bilimleri Ödülü almıştır. 2014 Yılında NeoCortex öğrenci topluluğu ödülü almıştır.

Tıp eğitimini Temmuz 1995’de Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamlayan Dr. Sultan Tarlacı dönem birincisi olarak mezun olmuştur. Nöroloji uzmanlığını 1995-2000 yılları arasında Ege Üniversitesi, Nöroloji Anabilim dalından almıştır. 2001 yılında Ege Üniversitesinden ayrılmış ve 2001 yılında bir ay Manisa Celal Bayar Üniversitesinde, gözlemci nörolog olarak bulunmuştur. 2001-2013 yılları arasında Özel hastanelerde Nöroloji Bölümlerinde çalışmış ve bu sürenin önemli bir kısmında (11 yıl), Özel Ege Sağlık Hastanesinde çalışmıştır. 2003 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Sedat Simavi, Sağlık Bilimleri Ödülünü, Yutma Fizyolojisi üzerine yaptığı çalışmalarla almıştır.

Dr. Tarlacı’nın 1998-2014 yılları arasında uluslararası saygın, çoğunluğu A grubunda yer alan hakemli dergilerde yayınlanmış ve SCI giren 30 yayını vardır. Yayınların 5 tanesi olgu sunumu, 3 tanesi gözden geçirme makalesi ve kalan 22 tanesi özgün araştırma makaleleridir. Bu yayınların 13’ünde birinci isim, 4’ünde ikinci isim, 7’sinde ise üçüncü isim olarak yer almıştır. 2014 yılı içinde yayınlanmakta olan 2 yazısı vardır ve bunlardan birisi davetli gözden geçirme yazısı iken diğeri çok merkezli bir uluslararası özgün araştırmadır. 2013 yılında 1, 2012 yılında ise 3 makalesi yayınlanmıştır. Doçent unvanını aldıktan sonra 7 adet yayın yapmıştır. Eserlerden anlaşıldığına göre ilgi alanları Klinik nörofizyoloji, yutma fizyolojisi, epilepsi, nöroloji yoğun bakım, bilinç ve bilinç bozuklukları, sinir sisteminde kuantum fiziği işleyişi ve felsefesi hakkındadır.

Yayınlanmış, Acil Nörolojik Hastalıklar: Güncel Tanı ve Tedavi adlı tıp kitabı vardır. Bunun dışında, Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine ve Kuantum Beyin: Bilinç-Beyin Sorununa Yeni Bilimsel Yaklaşım, MS Nedir adlı kitaplar yayınlamıştır. Kendi yaşamının bir kesitini anlatan ve multipl skleroz hastalığı ile birleştiren bir öykü kitabının yazarıdır. Daha geniş kitlelere hitap edecek bir roman yazmaktadır.

2003’de yayınlanmaya başlanan, NeuroQuantology Dergisi. (An Interdisciplinary Journal of Neuroscience and Quantum Physics) yayımcısı, isim babası ve baş editörüdür. Dergi Ocak 2008’de SCI (Scientific Citation Index) kabul edildi.

Sinir biliminin değişik konularında, SCI’ye giren 30 üzerinde makalesi vardır. Bunun dışında, Popüler Bilim, Bilim ve Teknik’de popüler yazılar yazmıştır. 

Temel araştırma alanı yoğunlaşması, sinir sisteminde kuantum fiziği kurallarının işleyip işlemeyeceği üzerinedir. Halen özel bir hastanede, nöroloji uzmanı olarak çalışmakta ve NeuroQuantology dergisinin editörlüğünü sürdürmektedir. Özellikle sinir sisteminde kuantum fiziği işleyişi ve duyular dışı algının pragmatik kullanımı, fizik ve sinir bilimsel temellerini anlama konusuyla ilgilenmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 63 okur beğendi.
  • 274 okur okudu.
  • 33 okur okuyor.
  • 367 okur okuyacak.
  • 16 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları