Schrödinger’in Kedisi Neden Şizofren Oldu?Sultan Tarlacı

·
Okunma
·
Beğeni
·
928
Gösterim
Adı:
Schrödinger’in Kedisi Neden Şizofren Oldu?
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053111436
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Schrödinger’in bahtsız kedisinin kaderini kim yazdı?

Doğayı gözler miyiz yoksa doğa da bizim gözlediğimizi bilir mi?

Zihin maddeye uzaktan etki edebilir mi?

Dua ve iyi dileklerin başkasının sağlığı üzerinde etkisi olabilir mi?

Nefret ve beddua mı etkilidir, dua mı?

Niyetle zihnen kaşıkları bükmek mümkün müdür?

Birisi sizin zihninizi kontrol ediyor olabilir mi?

Kendiliğinden yangın çıkan evlerde suçlu kimdir?

Âşıklar ruhen olduğu gibi zihnen de bağlı mıdırlar?

Bilinçsiz atomlar nasıl beyni oluşturup içine bilinç yüklüyorlar?

Bilincin atom altı ve evrensel ölçekte karşılığı var mıdır?

Kuantum fiziği et beyinde bilinci oluşturuyor olabilir mi?

Kuantum fiziği düşünce dünyamızı nasıl değiştirdi?

Paralel evrenler gerçek midir yoksa sadece kurgu mudur?

Paralel evrendeki kopyanız şu an bu kitap hakkında ne düşünüyor?

Paralel evrende bir sevgiliniz olabilir mi?

Hayal görme ve şizofreni paralel evren bulaşması mıdır?

Hayal dünyası ile gerçek dünya sınırı nerede başlar?

Şizofreninin temelinde kuantum fiziği anlamı var mıdır?

Karar veremediğimiz durumlarda paralel evren mi bize etki eder?

Yaşadığımız evren neden dört boyutludur?

Fizik ve mistisizm nerede kesişir?

Tasavvufçularla fizikçiler aynı sonuca ulaşmış olabilir mi?

Kuantum ile klasik fiziğin ayrım noktası nerededir?

Kuantum mekaniğindeki ölçme sorunu nedir?

Kuantum fiziği kuralları katı maddede mi işler sadece?

Pavlov’un köpeği ile Schrödinger’in kedisinin hayati farkı nedir?

Kullandığımız dil doğayı anlatmada yeterli midir?

Evreni anlattığımız kelimelerle, atom altı dünyayı anlatabilir miyiz?

Seçtiğinizi seçmekte özgür müsünüz?

Zaman boyutu gerçek midir yoksa sadece zihnimizde midir?

Eşzamanlılık diye bir şey var mıdır, yoksa zihinsel bir yanılsama mıdır?
Yazarı katıldığı televizyon programlarında tanıdım ve bu şekilde kitaplarıyla tanıştım. Kitabı şehir dışında unutunca okumam da biraz geçikti haliyle ve şimdi kitaba göre, paralel evrende kitabı bitirmiş olan benle, kitabı uzun bir aradan sonra bitirmiş beni fiili bir beraberliğe sokmuş bulundum. Yazarı önceden tanıdığım için kitabın tarzını da az çok tahmin ediyordum ancak sürekli nitelikli kaynak gösterme döngüsünden ve çok fazla geniş başlık barındırmasından olsa gerek, biraz bıkkınlık verdi ve merak uyandırmadan okuduğum başlıklar oldu. Ayrıca yazarın şahsi görüşlerinin bulunduğu kısımları okuyucuya açık seçik sunamama durumlarından da tez okuyormuş gibi hissettim çoğu zaman.

Başlıklar çok geniş konulara hükmediyor ve kitabın yarısına geldiğinizde bambaşka konulara dalmış gitmiş oluyorsunuz. Kitabın bölümleri arasında ilinti ve ilişkilendirme sanki hiç yok gibi ama gerçekten ummadığınız düşünceler, araştırma ve bilgiler barındırıyor olması da bu açığı kapatıyor. Bence, roman gibi okuyacağınız sürükleyici ve elinizden düşürmek istemeyeceğiniz bir kitap değil. Bilimsel araştırmaları, yöntem ve düşünceleri başlıklar altında inceleyen, belirli görüş ve hipotezleri barındıran, soru sorduran, bazen de verdiği cevabın sorularını düşündüren bir kitap.
Öncelikle şunu belirteyim, kitabı elime ilk aldığımda 100. sayfaya gelmeden yarıda bıraktım. Üzerinden 1 seneden fazla geçtikten sonra yeniden okumaya başladım.
Kitabı okumaya başlamadan önce tavsiyem kuantum fiziği hakkında az da olsa bilgi sahibi olunmalıdır. Kitabın adı da kuantum hakkında yapılan bir düşünce deneyinde kullanılan kediden gelmektedir.
Kitapta yer alan konu başlıklarını okumaya başladığınızda öğrendiğiniz bilgiler sizi içine çekiyor fakat bu derinliğin içinde bir anda kolaylıkla kaybolabiliyorsunuz.
Konu ile pek ilgisi olmayan ama yine de bir şeyler öğrenmek isteyen okurlar için ayrıntılı verilen bilgiler fazla gelebilir. Bu da bir süre sonra sıkılmaya yol açabilir.
Özellikle kitabın sonlarına doğru, ayrıntılı deneysel bilgilerin dışına çıkılarak, aslında kuantumun ve ona bağlı olarak gelişen yeni bilim dallarının günlük yaşamımızda neleri değiştirdiği/değiştireceği öngörülerini okumak oldukça keyifli idi.
Birçok kişinin "öcü" ya da "doğa üstü"diye nitelediği konularda çalışmalarını bilimsel olarak ortaya koymaya çalışan yazarın bu kitabı da okunası ve zihin açıcı...
Beğenmedim.Çünkü kitap beni yanılttı.Fizik,felsefe ve parapsikoloji ile inceliyor,şizofreniyi.Yazarın unuttuğu şeylerden biri genetik yapılar ve çevresel etmenler.Bir psikolog adayı olarak Ve şizofrenler işe çalışmış biri olarak böyle bir kitap beklemiyordum.Zihin ve madde,nefret,beddua,aşıkların ruhsal durumları,kuantum Ve zaman yer almakta.Okuyacaklara Keyifli okumalar.
Felsefe, basit anlamda, yaşamı ve evreni sorgulamadır. İyi bir filozof/felsefeci olmak için gereken tek şey hayret etme yetisidir. Felsefe diploması almak değil!
Peki, neden 3 uzaysal boyutta varız da, 2 ya da 4 uzaysal boyutlu bir evrende yaşamıyoruz?Eğer evren iki boyutlu olsaydı,iki boyutta yaşayan bir hayvan veya biz,besinleri sindirirken hayli zorlanacaktı.İçinden geçen bir bağırsak, hayvanı ikiye bölecek ve hayvan ortadan yırtılmış bir kâğıt gibi parçalara ayrılacaktı.Bu nedenle, hacmi olan insanın varoluşu için düz yüzey şeklindeki iki uzaysal boyut yetersizdir.Buna karşın, evrenimizde sadece dört uzaysal boyut olsaydı, iki kütle arasındaki kütle çekim kuvveti, iki kütle birbirine yaklaştıkça artacaktı.Bu etkiden dolayı da, Güneş'in çevresindeki gezegenlerin kararlı yörüngeleri olmayacaktı.Ya Güneş'in üzerine düşecek ya da daha uzağa, yaşama imkân vermeyen mesafeye kaçacaklardı.
Kuantum fiziğinin bize söylediği, bir anahtar bir kilit içine girer ama diğer kapıların açılmasına da katkıda bulunur.
Bilim, dünyayı olmasını istediğimiz gibi değil, olduğu şekliyle kavratmayı amaçlayan bir dal olduğundan, bilimsel bulgular her zaman bize anlaşılır ya da doyurucu gelmeyebilir.Kimi kez aklımızda yer etmiş bir yargıdan kurtulup yenisini kabullenmek bir parça çaba gerektireblilir.Bilimsel gerçekler yerleşik inançlara meydan okuyabilir.Dürüstlük, bizi nereye götürürse götürsün tek amacımız olmalıdır.
Ve en önemlisi de belki, insan türü dinazorların sonu gibi bir sonla karşılaşmayacak.Dinazorların Newton fiziğinden ve onun inanılmaz kesin bilgiler verebilen hesaplarından haberi yoktu çünkü!
Yani "Önümde bir kitap var" ve "Önümde bir kitap yok" ifadelerinden ya birincisini ya da ikincisi doğrudur.Üçüncü bir imkan yoktur.Bu, tünelleme olayı için de geçerlidir.Nesne ya soldadır ya da sağda, üçüncü bir durum yoktur.Ya da bir top ya gridir ya da değildir.Fakat bu kabullerin aksine kuantum fiziğinde üçüncü bir durum daha vardır:üst üste binme hali.Yani hem ölü hem de diri durumda bulunabilen kedi hali.Ya da başka bir örnekle anlatacak olursak; elimizde bir kırmızı, bir de mavi top var.Kuantum fiziği üst üste binme durumunun oluşturduğu ve hiç kimsenin görme şansı olmadığı gri topun var olduğunu öne sürer.
Zaman aslında 'hiçbirşeydir'. Yani zamanın olmadığı ve akmak gibi bir özelliğinin bulunmadığıdır. Zaman tamamen zihinsel bir yapıdır ve dışımızda zaman diye bir boyut yoktur. Basit olarak bir algıdır ve olayları hareketleri ardışık dizen beynin uydurduğu bir süreçler dizisidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Schrödinger’in Kedisi Neden Şizofren Oldu?
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053111436
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Schrödinger’in bahtsız kedisinin kaderini kim yazdı?

Doğayı gözler miyiz yoksa doğa da bizim gözlediğimizi bilir mi?

Zihin maddeye uzaktan etki edebilir mi?

Dua ve iyi dileklerin başkasının sağlığı üzerinde etkisi olabilir mi?

Nefret ve beddua mı etkilidir, dua mı?

Niyetle zihnen kaşıkları bükmek mümkün müdür?

Birisi sizin zihninizi kontrol ediyor olabilir mi?

Kendiliğinden yangın çıkan evlerde suçlu kimdir?

Âşıklar ruhen olduğu gibi zihnen de bağlı mıdırlar?

Bilinçsiz atomlar nasıl beyni oluşturup içine bilinç yüklüyorlar?

Bilincin atom altı ve evrensel ölçekte karşılığı var mıdır?

Kuantum fiziği et beyinde bilinci oluşturuyor olabilir mi?

Kuantum fiziği düşünce dünyamızı nasıl değiştirdi?

Paralel evrenler gerçek midir yoksa sadece kurgu mudur?

Paralel evrendeki kopyanız şu an bu kitap hakkında ne düşünüyor?

Paralel evrende bir sevgiliniz olabilir mi?

Hayal görme ve şizofreni paralel evren bulaşması mıdır?

Hayal dünyası ile gerçek dünya sınırı nerede başlar?

Şizofreninin temelinde kuantum fiziği anlamı var mıdır?

Karar veremediğimiz durumlarda paralel evren mi bize etki eder?

Yaşadığımız evren neden dört boyutludur?

Fizik ve mistisizm nerede kesişir?

Tasavvufçularla fizikçiler aynı sonuca ulaşmış olabilir mi?

Kuantum ile klasik fiziğin ayrım noktası nerededir?

Kuantum mekaniğindeki ölçme sorunu nedir?

Kuantum fiziği kuralları katı maddede mi işler sadece?

Pavlov’un köpeği ile Schrödinger’in kedisinin hayati farkı nedir?

Kullandığımız dil doğayı anlatmada yeterli midir?

Evreni anlattığımız kelimelerle, atom altı dünyayı anlatabilir miyiz?

Seçtiğinizi seçmekte özgür müsünüz?

Zaman boyutu gerçek midir yoksa sadece zihnimizde midir?

Eşzamanlılık diye bir şey var mıdır, yoksa zihinsel bir yanılsama mıdır?

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • İdil Çoban
  • Yakup Bozyel
  • Merve Ceyhan
  • Melih
  • Mevlüt Kayabaşı
  • Ecem Öztürk
  • Yertn
  • Mevlüt Çiftçi
  • Sevde Çetinkaya
  • Caner Öngün

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (1)
9
%22.2 (2)
8
%0
7
%44.4 (4)
6
%11.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%11.1 (1)