Schrödinger'in Kedisinin PeşindeJohn Gribbin

·
Okunma
·
Beğeni
·
925
Gösterim
Adı:
Schrödinger'in Kedisinin Peşinde
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
294
ISBN:
9789753425193
Orijinal adı:
İn Sarch Of Schrödinger's Cat
Çeviri:
Nedim Çatlı
Yayınevi:
Metis Yayınları
Çok başarılı bir bilim yazarı John Gribbin: Kuantum kuramının şaşırtıcı tuhaflığını hayatımıza sokuyor, düşünülebilir hale getiriyor. Gündelik dünyadan analojilere başvuruyor, ama aynı zamanda bu analojilerin atomaltı dünyadaki yetersizliğine, hatta yanıltıcılığına dikkat çekiyor. Örneğin okullarda hâlâ öğretilen Bohr atom modelinin kafamıza kazıdığı elektron yörüngeleri gibi "resimler"den kurtarmaya çalışıyor zihinlerimizi. Kuantumun öyküsüne ışığın hem parçacık hem de dalga olduğunun keşfedildiği 20. yüzyılın ilk yıllarından başlayan yazar, elektronların da aynı özelliğe sahip olduğunun ne tür önyargılara karşı, nasıl bir mücadeleyle keşfedildiğini, yaygın kabul gören Kopenhag yorumunu ve bilimkurguya da ilham vermiş "Paralel Evrenler" yorumunu anlaşılır bir dille anlatıyor.
Muhteşem! Bilimin en heyecan verici kuramını, bu kuramın en bilindik düşünce deneyiyle isimlendirerek anlatan bir kitap! Baştan itiraf edeyim, kitabın her noktası kolay anlaşılır şekilde değil. Okurken zorlanmanız kaçınılmaz ancak kitabın verdiği heyecan, tüm zorlukları es geçmenize sebep olacaktır...

Yazar, kitabın basıldığı yıla kadar kuantum fiziğindeki tüm gelişmeleri harika bir dille aktarıyor. Özellikle 20. yüzyılın ilk çeyreğinde bilimde yaşanan müthiş gelişmelere yakından tanıklık etmiş oluyorsunuz. İçinde öyle güzel hikayeler var ki...Ölümüne dek kuantumu tam olarak kabullenemeyen Einstein'ın aslında bu kurama en büyük katkıyı sağlayanlardan birisi olması; bu kurama ömrünü vermiş insanların bile her buluşta şaşkınlıklarını gizleyemiyor olması; her adımın bir başka adıma imkan sağlaması; akademik babaların ve evlatların bir araya gelip kuramı geliştirmesi...

Bence bir bilim insanının kesinlikle sahip olması gereken 3 unsur var: Merak, hayal gücü ve heyecan. Bu kitap üçünü de veriyor okura...
Bir fizikçi olarak okuduğum bu kitap, karmasık ve hala içinden çıkılamamış konuları daha iyi algılamamı sağladı diyebilirim. Fizike merak duyan fakat temel fiziksel kuramları bilmeyen biri anlamayıp sıkılabilir kitaptan. Ama fizikle ilişkisi olanlara bir fiziksever olarak tavsiyemdir.
Konuyla ilgili hiçbir ön bilgim olmadan okudum. Kitap Kuantum Fiziği'nin tarihini anlatıyor; ama biraz teknik bilgi içerdiği için altyapısı olmayanlar anlamakta zorlanabilir.
1906'da J. J. Thomson elektronların parçacık olduklarını ispat ettiği için Nobel Ödülünü kazanmıştı; 1937'de oğlunun elektronların dalga olduğunu ispatladığı için Nobel Ödülü aldığını gördü. Baba da oğul da doğruyu bulmuştu, her iki ödül de hak edilmişti.
Bir nesnenin konumunu ne kadar doğru bilirsek, momentumundan -nereye gittiğinden- o kadar az emin oluruz. Momentumunu çok hassas olarak bilirsek de o zaman nerede olduğundan tam emin olamayız...Kuantum mekaniğinin ana kuralına göre ilke olarak konum/momentum dahil olmak üzere belli özellik çiftlerini aynı anda hassas olarak ölçmek imkansızdır. Kuantum düzeyinde mutlak doğruluk yoktur.
Einstein’ın rüyası gerçekleşmeye her zamankinden daha yakın, sadece simetri bakımından değil, süpersimetri ve süper kütle çekimi bakımından da.
Niels Bohr hakkında tekrar tekrar anlatılan anekdotlardan biri şöyle: Adamın biri 1920'lerdeki kuantum kuramının bilmecelerinden birini çözme iddiasıyla olmadık bir fikirle yanına geldiğinde onu şöyle cevaplamış: "Kuramınız çılgın, ama doğru olacak kadar çılgın değil."
Açıklanınca kolay elbette, tıpkı ağaçtan bir elmanın düşmesi gibi, fakat madem o kadar barizdi o zaman önceki seksen yıl boyunca neden akla gelmemişti?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Schrödinger'in Kedisinin Peşinde
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
294
ISBN:
9789753425193
Orijinal adı:
İn Sarch Of Schrödinger's Cat
Çeviri:
Nedim Çatlı
Yayınevi:
Metis Yayınları
Çok başarılı bir bilim yazarı John Gribbin: Kuantum kuramının şaşırtıcı tuhaflığını hayatımıza sokuyor, düşünülebilir hale getiriyor. Gündelik dünyadan analojilere başvuruyor, ama aynı zamanda bu analojilerin atomaltı dünyadaki yetersizliğine, hatta yanıltıcılığına dikkat çekiyor. Örneğin okullarda hâlâ öğretilen Bohr atom modelinin kafamıza kazıdığı elektron yörüngeleri gibi "resimler"den kurtarmaya çalışıyor zihinlerimizi. Kuantumun öyküsüne ışığın hem parçacık hem de dalga olduğunun keşfedildiği 20. yüzyılın ilk yıllarından başlayan yazar, elektronların da aynı özelliğe sahip olduğunun ne tür önyargılara karşı, nasıl bir mücadeleyle keşfedildiğini, yaygın kabul gören Kopenhag yorumunu ve bilimkurguya da ilham vermiş "Paralel Evrenler" yorumunu anlaşılır bir dille anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • Murat Toy
  • Mert
  • NİETEFUS
  • Can K
  • Alpay Lev
  • ya sen kimsin
  • Yunan kedisi
  • Howl
  • İbrahim Cin
  • Bay Çarşamba

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.8 (4)
9
%15.4 (2)
8
%30.8 (4)
7
%15.4 (2)
6
%7.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0