Schrödinger'in Kedisinin Peşinde

8,7/10  (7 Oy) · 
11 okunma  · 
6 beğeni  · 
570 gösterim
Çok başarılı bir bilim yazarı John Gribbin: Kuantum kuramının şaşırtıcı tuhaflığını hayatımıza sokuyor, düşünülebilir hale getiriyor. Gündelik dünyadan analojilere başvuruyor, ama aynı zamanda bu analojilerin atomaltı dünyadaki yetersizliğine, hatta yanıltıcılığına dikkat çekiyor. Örneğin okullarda hâlâ öğretilen Bohr atom modelinin kafamıza kazıdığı elektron yörüngeleri gibi "resimler"den kurtarmaya çalışıyor zihinlerimizi. Kuantumun öyküsüne ışığın hem parçacık hem de dalga olduğunun keşfedildiği 20. yüzyılın ilk yıllarından başlayan yazar, elektronların da aynı özelliğe sahip olduğunun ne tür önyargılara karşı, nasıl bir mücadeleyle keşfedildiğini, yaygın kabul gören Kopenhag yorumunu ve bilimkurguya da ilham vermiş "Paralel Evrenler" yorumunu anlaşılır bir dille anlatıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    294
  • ISBN:
    9789753425193
  • Orijinal Adı:
    İn Sarch Of Schrödinger's Cat
  • Çeviri:
    Nedim Çatlı
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:

Muhteşem! Bilimin en heyecan verici kuramını, bu kuramın en bilindik düşünce deneyiyle isimlendirerek anlatan bir kitap! Baştan itiraf edeyim, kitabın her noktası kolay anlaşılır şekilde değil. Okurken zorlanmanız kaçınılmaz ancak kitabın verdiği heyecan, tüm zorlukları es geçmenize sebep olacaktır...

Yazar, kitabın basıldığı yıla kadar kuantum fiziğindeki tüm gelişmeleri harika bir dille aktarıyor. Özellikle 20. yüzyılın ilk çeyreğinde bilimde yaşanan müthiş gelişmelere yakından tanıklık etmiş oluyorsunuz. İçinde öyle güzel hikayeler var ki...Ölümüne dek kuantumu tam olarak kabullenemeyen Einstein'ın aslında bu kurama en büyük katkıyı sağlayanlardan birisi olması; bu kurama ömrünü vermiş insanların bile her buluşta şaşkınlıklarını gizleyemiyor olması; her adımın bir başka adıma imkan sağlaması; akademik babaların ve evlatların bir araya gelip kuramı geliştirmesi...

Bence bir bilim insanının kesinlikle sahip olması gereken 3 unsur var: Merak, hayal gücü ve heyecan. Bu kitap üçünü de veriyor okura...

nishtiman 
25 May 02:08 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Erwin Schrödinger' in Kuantum fiziğinin karmaşıklığıyla dalga geçmek için ortaya attığı bu düşünce deneyi, bugün en az Kuantum Kuramının kendisi kadar ünlü. Schrödinger'in kedisi...

Kuantum fiziğini; tarihçesi ve kavramlarıyla anlatmış akıcı, anlaşılır ve güzel bir kitap. Tabi anlaşılır dediysem kitaba başlamak için, kuramın en azından ana hatlarıyla ne olduğunu, teknik terimlerini, fizik terminolojisini yüzeysel de olsa biraz bilmeniz gerekiyor.

Hiç bilmiyorum ama yine de merak ediyorum diyenlere önerim öncesinde biraz araştırma yapıp Kuantum Mekaniği ve Teoremi hakkında fikir sahibi olduktan sonra okumaları. Bu konuda benim size tavsiyem aşağıda linkini vereceğim Brian Greene 'e ait The Elegant Universe serisini izleyip kitaba öyle başlamanız. Hatta kitabı okumaya niyetiniz yoksa bile yine de bu seriyi izlemenizi şiddetle öneririm. Yaşadığımız evrenin mükemmelliğini biraz olsun anlamak adına size çok şey katacağından eminim. Çünkü seride Kuantum Fiziğinin yanı sıra; çoklu evrenler, uzay-zaman ilişkisi ve genel görelelik gibi ilgi çekici konular da mevcut.

1. Bölüm: Zaman - https://www.youtube.com/watch?v=4oBAX_-INg0
2. Bölüm: Uzay - https://www.youtube.com/watch?v=Vt73GtmC8Q0
3. Bölüm: Kuantum - https://www.youtube.com/watch?v=JzZngajQlmA
4. Bölüm: Çoklu Evren - https://www.youtube.com/...pQ4JZu8n6OY&t=1s



Bu tarz kitapları okumaya bayılıyorum. Okuduğum dini kitaplardan daha fazla heyecanlandırıyor beni, çünkü bana göre doğru bakış açısıyla okunduğunda; Allah'ın büyüklüğünü, sonsuz yaratma kudretini ve eserlerindeki mükemmelliği dini kitaplarda anlatıldığından çok daha net bir şekilde anlatıyor. Bu kitabı okurken Tasavvuftaki '' Eserde Müessiri bulmak '' kaidesini iliklerime kadar hissettim diyebilirim.

Tabi bu kitabı okumanın acı tarafları da var. Müslüman bir ülkede sokaktan birini çevirseniz ve adlarını söyleseniz ( tabi tanıyabilirse ) '' Kafir onlar cehennemde yanacaklar '' diye hakaret edeceği bu insanlar, hakikatin peşinde vakitlerini, paralarını, sağlıklarını, akıl sağlıklarını hatta canlarını bile feda ederken, Allah'ın eserleri üstüne daha fazla kafa yorması, araştırması gereken biz müslümanlar, haşa Allah bizim tapulu İlahımızmış gibi yerli yersiz konuşuyor olmamıza rağmen neden Kainata ve onu anlamaya çalışan bilime karşı bu kadar alakasızız. Daha fazla kafa yormak derken şunu da belirtmeden geçmeyeyim: Allah'tan kastım sadece İslam dinindeki Allah kavramı değil, bütün inanışlardaki Tanrı kavramı.

Bu soruyu sorduğumda bu tarz Bilimi boş iş olarak niteleyen insanlardan aldığım cevap genelde şu oluyor; '' E canım bu dünya geçici, ne gerek var o kadar araştırmaya, kafa patlatmaya, Allah yaratmış işte. Hem onu yaparken harcayacağın zamanı ibadetine harca da cennete gitmeni garantile. '' oluyor. Eminim birçoğunuz bunu birilerinden duymuşsunuzdur.

Ne kadar çarpık bir bakış açısı. Bir kere en başında eserin Yaratıcısına hakaret. Düşünsenize bir ressam belki yıllarca uğraşıp bir sanat eseri ortaya koyuyor ama siz öylesine yanından geçip gidiyor yüzüne dahi bakmıyorsunuz. Sonra madem bilim boş ve geçici şeyler ile uğraşıyor, niye o bilimin ürettiği nimetlerden herkesten önce bu cümleleri söyleyenler yararlanıyor.


Bugün büyük bir kitleye hitap eden bir din adamı, Mars araştırmaları hakkında çıkıp; '' Masrafa değmez. '' açıklaması yapıyor. Ya da bir başka ruh hastası ben dünyanın yuvarlak olduğuna inanmıyorum diyor. Bunlar 21. yüzyılda İslam dünyasının sözde din alimleri. Ziya Paşa' nın da dediği gibi; '' Ne günlere kaldık Ey Gâzi Hünkâr. Katır mühürdâr oldu eşek defterdâr.

Sorsanız bu zevatın baş kafir diye nitelendireceği Darwin' e bakalım mesela. Ne yaptığına, nasıl uğraştığına, emeklerine hayran olmamak imkansız. Charles Darwin sırf içinde yaşadığı dünyayı daha iyi anlamak adına 1800 lerde 5 yıl gemi yolculuğuna katlanmış, ( ki dönemin şartları düşünüldüğünde ne kadar büyük bir fedakarlık olduğu daha iyi anlaşılır) daha sonrasına 18 yıl boyunca bu yolculukta yaptığı gözlemlerle ilgili çalışmalar yürütmüş ve sonunda bugün dünya bilim tarihini değiştiren meşhur teorisini kitaplaştırmış bir Bilim adamı. Teorisine katılırsınız katılmazsınız o size kalmış. Ama azıcık vicdanınız varsa en azından verdiği emek yönüyle Darwin'in saygıyı, bu köhnemiş göbek dini müritleri ve mürşitlerinden çok daha fazla hak ettiğini kendiniz de görürsünüz. Ki evrim teorisini belli sınırlar haricinde hakikat olarak görmeme rağmen, ben bu adamın emeğini öğrendiğimden beri hem kendisine daha fazla saygı duyuyor hem de teorisini daha ciddiye alıyorum. Acaba hala dünya yuvarlak değil diyen sizi kim ciddiye alıyor ya da alsın ?!

Onlar ve yığınları kendi bağnazlıkları içinde debelenip dursun. Biz gerçeğin peşinde olanlar Allah'ı anlamanın ve kavramanın bir yolunun da kainatı anlamak olduğunu bilelim. Evet Allah'a varmanın bir çok yolu var ve bunlardan biri kesinlikle Bilim.'' Ben Allah'ı Anlama '' kavramını bir çatıya benzetiyorum. Üç ayağı olan ve hangi ayağını çekerseniz çekin fark etmez, başımıza yıkılacak bir çatı. Bu ayaklardan biri Hz. Muhammed ve Hadis, biri Kur'an'ı Kerim, diğeri ise çoğu müslüman reddetse de Bilim. Birinden biri olmazsa kavrayışımız da hayatımız da daima eksik kalacak. Ve maalesef belki 300 yıldır bu eksiklik İslam Dünyasını esir almış durumda.

Bağnazlığın dünyamızı esir almadığı, Bilim ve hakikatin yolumuzu aydınlattığı güzel güneşli günler görmemiz dileğiyle.

Bilimle kalın :)

kipraa 
09 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir fizikçi olarak okuduğum bu kitap, karmasık ve hala içinden çıkılamamış konuları daha iyi algılamamı sağladı diyebilirim. Fizike merak duyan fakat temel fiziksel kuramları bilmeyen biri anlamayıp sıkılabilir kitaptan. Ama fizikle ilişkisi olanlara bir fiziksever olarak tavsiyemdir.

Ahmet Kaya 
28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Konuyla ilgili hiçbir ön bilgim olmadan okudum. Kitap Kuantum Fiziği'nin tarihini anlatıyor; ama biraz teknik bilgi içerdiği için altyapısı olmayanlar anlamakta zorlanabilir.

Kitaptan 4 Alıntı

1906'da J. J. Thomson elektronların parçacık olduklarını ispat ettiği için Nobel Ödülünü kazanmıştı; 1937'de oğlunun elektronların dalga olduğunu ispatladığı için Nobel Ödülü aldığını gördü. Baba da oğul da doğruyu bulmuştu, her iki ödül de hak edilmişti.

Schrödinger'in Kedisinin Peşinde, John GribbinSchrödinger'in Kedisinin Peşinde, John Gribbin

Bir nesnenin konumunu ne kadar doğru bilirsek, momentumundan -nereye gittiğinden- o kadar az emin oluruz. Momentumunu çok hassas olarak bilirsek de o zaman nerede olduğundan tam emin olamayız...Kuantum mekaniğinin ana kuralına göre ilke olarak konum/momentum dahil olmak üzere belli özellik çiftlerini aynı anda hassas olarak ölçmek imkansızdır. Kuantum düzeyinde mutlak doğruluk yoktur.

Schrödinger'in Kedisinin Peşinde, John Gribbin (Sayfa 129)Schrödinger'in Kedisinin Peşinde, John Gribbin (Sayfa 129)

Niels Bohr hakkında tekrar tekrar anlatılan anekdotlardan biri şöyle: Adamın biri 1920'lerdeki kuantum kuramının bilmecelerinden birini çözme iddiasıyla olmadık bir fikirle yanına geldiğinde onu şöyle cevaplamış: "Kuramınız çılgın, ama doğru olacak kadar çılgın değil."

Schrödinger'in Kedisinin Peşinde, John GribbinSchrödinger'in Kedisinin Peşinde, John Gribbin