Çınar'ın Kapak Resmi

Samimi bir dille yazılmış harika bir biyografi. Pablo Escobar ne kadar kötü olursa olsun, oğlu onu çok açık bir şekilde anlatmış bize. Kitabı okuduktan sonra Juan Pablo'ya da, Pablo Escobar'a da inandım. İnsanların sahip olduğu rollere göre farklı olabileceğini bana bir kez daha kanıtladı bu kitap. Her ne kadar baba olarak hataları olsa da, ve yine çok gaddar bir kapo olsa da, oğlunu çok sevdiğine inandım. Bence en büyük hatası, eşinin ve oğlunun bu işi bırakması yönündeki sözlerine uymamasıydı. Gerçi istese de bırakamayabilirdi. Onun dışında iyi bir baba olduğunu düşünüyorum. Öyle olmasaydı, o yaşam koşullarından bugünkü Juan Pablo çıkmazdı.

Suç kariyerine baktığımızda, uyuşturucu kaçakçılığından ziyade insanları öldürmesine karşıyım. Biz bazı konularda ikiyüzlüyüzdür. Örneğin ismi N ile başlayan dünya gıda devi, eminim çok daha fazla insanın sağlığını bozuyordur. Ama onlar masum, Escobar suçlu deriz.

Uzun lafın kısası, Escobar'ı merak ediyorsanız, Narcos gibi dizileri izlemek yerine bu kitabı okuyun.

https://m.youtube.com/watch?v=U06jlgpMtQs

Şu marşı her dinlediğimde tüylerim diken diken oluyor. Sanki bir yerlerde hala haykırarak söyleniyor gibi geliyor. Sahi, nereye gitti o güzel insanlar?

Jimmy Burns tarafından yazılmış, Diego Maradona'nın futbolcu kimliğinin arkasında saklı olanların anlatıldığı bir biyografi. Arjantin'in varoşlarından ticarileşen futbolun en yüksek noktalarına ulaşan bir futbolcunun hikayesi...

Küçük bir çocukken yeteneğiyle herkesi büyüleyen Diego, henüz 17 yaşından gün almamışken, kulübü Argentinos Juniors ile ilk lig maçına çıkıyordu. Diktatörlüğün gölgesinde geçen yıllar içinde Dünya şampiyonu olmayı başaran Arjantin kadrosuna alınamadığı için ağladığında henüz 18 yaşındaydı. Profesyonel olmasıyla ailesinin geçim yükünü sırtlamaya başlayan Diego, etrafında yer alan insanların fazlasıyla etkisinde kalmaya başlayacaktı. Önce İspanya'ya, daha sonra İtalya'ya gidecek ve etrafında insanlardan oluşturduğu surlarını yanında götürecekti. Sakatlanma eğilimi göstermeye başlamasıyla birlikte, bu insanların arasına kendilerini modern tıbbın alternatifi olarak gören kişiler dahil olacaktı. Gece hayatına düşkünlüğü, uyuşturucu alışkanlığı ve yanlış tedavi yöntemleri, Diego'yu kaçınılmaz sona her gün biraz daha yaklaştırıyordu. Kariyeri boyunca çok büyük başarılar kazanmış olsa da, yaşamını daha farklı şekillendirmeyi başarabilseydi, bu kitap çok farklı bir etki bırakabilirdi biz okuyucularda. Yazar kitabın sonunda onu hem çok sevdiğini, hem de ondan nefret ettiğini belirtiyor. Ben ise, Diego'yu sadece sahadaki haliyle hatırlamayı tercih ediyorum.