Çınar'ın Kapak Resmi

https://m.youtube.com/watch?v=U06jlgpMtQs

Şu marşı her dinlediğimde tüylerim diken diken oluyor. Sanki bir yerlerde hala haykırarak söyleniyor gibi geliyor. Sahi, nereye gitti o güzel insanlar?

Jimmy Burns tarafından yazılmış, Diego Maradona'nın futbolcu kimliğinin arkasında saklı olanların anlatıldığı bir biyografi. Arjantin'in varoşlarından ticarileşen futbolun en yüksek noktalarına ulaşan bir futbolcunun hikayesi...

Küçük bir çocukken yeteneğiyle herkesi büyüleyen Diego, henüz 17 yaşından gün almamışken, kulübü Argentinos Juniors ile ilk lig maçına çıkıyordu. Diktatörlüğün gölgesinde geçen yıllar içinde Dünya şampiyonu olmayı başaran Arjantin kadrosuna alınamadığı için ağladığında henüz 18 yaşındaydı. Profesyonel olmasıyla ailesinin geçim yükünü sırtlamaya başlayan Diego, etrafında yer alan insanların fazlasıyla etkisinde kalmaya başlayacaktı. Önce İspanya'ya, daha sonra İtalya'ya gidecek ve etrafında insanlardan oluşturduğu surlarını yanında götürecekti. Sakatlanma eğilimi göstermeye başlamasıyla birlikte, bu insanların arasına kendilerini modern tıbbın alternatifi olarak gören kişiler dahil olacaktı. Gece hayatına düşkünlüğü, uyuşturucu alışkanlığı ve yanlış tedavi yöntemleri, Diego'yu kaçınılmaz sona her gün biraz daha yaklaştırıyordu. Kariyeri boyunca çok büyük başarılar kazanmış olsa da, yaşamını daha farklı şekillendirmeyi başarabilseydi, bu kitap çok farklı bir etki bırakabilirdi biz okuyucularda. Yazar kitabın sonunda onu hem çok sevdiğini, hem de ondan nefret ettiğini belirtiyor. Ben ise, Diego'yu sadece sahadaki haliyle hatırlamayı tercih ediyorum.

Öyle bir kitap ki, ilk sayfalarda duyduğum hisle son sayfalarda duyduğum arasında büyük fark var. Başta bana kibirli ve geçimsiz görünen yıldız futbolcu, sayfalar ilerledikçe çok benzediğimi düşündüğüm bir insana dönüştü.

Şurası kesin ki futbol tarihinin gördüğü en özel isimlerden birisiydi. Ancak beni asıl etkileyen karakteri oldu. Ömrünü Ajax, Barcelona, Hollanda milli takımı ve son yıllarında da Cruyff vakfına adamış. İçinde bulunduğu pozisyonlarda her zaman açık sözlü olmuş, çalıştığı kurumu geliştirmek adına çalışmış. Ama ne yazık ki doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar sözünün doğruluğunu uygulamalı olarak öğrenmiş ömrü boyunca.

Kitap, ömrünün son yıllarında Ajax'ta yaşadığı sorunlara bence fazlasıyla değinmiş. Belki de anıların tazeliği buna neden olmuştur. Futbolculuk günlerine daha çok değinmesini isterdim.

Geriye harika bir isim bırakmış olan Johan Cruyff'u saygıyla anıyorum.