b

Bilim/Felsefe

61 üye · 10 yeni gönderi
Takip
Bilim ve felsefe üzerine paylaşımlar.
Bilgi, işlendiği ve ortaya çıktığı bedenden bağımsız,
Yaşama ait bir üründür. Ancak burada esas mesajım, enformasyonun ve onun ürettiği zekanın, içinde bulunduğu bedenden bağımsız oluşudur. Sanırım ilk kez 1980'ler ortasında yapay zeka bilim alanında, bilginin onu işleyen yapay zeka yapısından bağımsız olduğu fikri gelişmiş; yani biyolojik sistemler ve yaşamın içindeki bilgi ağlarındaki enformas­yon ile bu enformasyonun işlendiği beyin-benzeri yapının aslında birbirinden bağımsız olduğu vurgulanıyor. Yani nöronlarımızın yaptığı seçimler sonucunda ortaya çıkan bilgi süreçleri nasıl nöron­lara ait değilse beyinlerimizin yaptığı yaşantı seçimlerini üreten enformasyon modellemeleri de beyinlere değil, yaşamın kendisine aittir. Bu durum aslında yaşam ağının içindeki tüm bilgi örüntü­lerinin birer enformasyon "hali" olarak yaşam ağını oluşturan ve onun içine "işlemiş-yerleştirilmiş" öğeler olduğunu da vurgular.
Sayfa 54 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
Bilim/Felsefe
Beyin dokusu varoluşu gereği özyaratım (autopoiesis)
Özelliğini taşır. Beyin yaşamın her anında daha önce hiç yaşanmadık ve daha sonra da yaşanmayacak yeni bir enformasyon ağını yani bir gerçeklik modelini "yaratır". Heraklitos'un önermesi bilgi işleyen tüm sistemler için doğrudur: Hiçbir beyin aynı nörona} elektrokimyasal bilgi akış "ırmağında'' iki kere "yıkanamaz". Her şey içinde bulunduğu ağ ile vardır ve onunla oluşur (an­lamlanır) ve onu oluşturur (anlamlandırır). Parçanın, bütünün ilgili enformasyon bölümünü daha önceden görülmemiş şekilde yapılandırmasının adıdır, autopoiesis (özyaratım).
Sayfa 44 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
Bilim/Felsefe
"Beyin nasıl düşünce üretiyor?" gibi temel bir soruya
Bile bir ma­tematik yanıtı ancak yeni yeni verebilir olduk ve ne kadar doğru yolda olduğumuzu da henüz bilmiyoruz. Yine de insan beyninin zaten insanüstü yeteneklere sahip olduğunu seziyor ve bu sezgiyi araştırılabilir bir hipoteze dönüştürebilmek için sınanabilir doğru soruyu bulmaya çalışıyoruz. Her insan beyni-zihni, günümüz ve geçmişte toplumlarımızı, kültürlerimizi ve fiziksel ortamlarımızı inşa eden tüm beyinler-zi­hinler tarafından geliştirilen katmanlarca bilgi ve yaşantı çıktısını enformasyon ağında barındırır. Bu nedenle herhangi bir insandan daha yüksek "IQ"su ve problem çözme yetisi olan algoritmalar ya­ratsak da, onlara kendilerinin daha da zeki versiyonlarını yaratma becerisini versek de insanlarda gözlemlediğimiz "insanüstü zekaya" yani insan zihninin yaşam ağını değiştirip geliştirme zenginliğine onları da eriştirmemiz mümkün olmayabilir. Ayrıca unutmamalıyız ki fiziksel ve kültürel evreni de somutlaştı­ ran ve yaşam haline getiren de beynimiz ve ürünü olan zihnimizdir. Yani yapay zekalı yaşam formları insan zekasını artırabilir ama geçmesi zor olacaktır. Aslında bu noktada bilinçten ve bilincin ne'liğinden bahsetmek gerekir ki henüz bu yetkinliği kendimde bulamadığımdan bu konuyu gelecek yıllara bırakmak zorunda kalıyorum.
Sayfa 54 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
Bilim/Felsefe
Biz günlük yaşamımızda her ne kadar Descartes-Bacon-Newton
Kültüründen, bu kültürün ekonomi­si, sanatı ve toplumsal düzeninden beslensek de Descartes-Ba­con-Newton aydınlanması, Platon, Aristoteles, İbn-i Rüşt, Maimo­nides, Farabi, İbn-i Sina, Aquinalı Thomas, St Paul, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli, Yunus zihinsel sistemlerinin tümdengelimciliğini de içerir. Tümevarım, deneycilik-şüphecilik ile tümdengelimciliğin üzerine katmanlanmıştır; ona eklemlenmiştir. İkisinin birlikte varlığı insanlık zihninde birbirinin üstüne dökülmüş su ve zeytin­ yağı gibi değil, birbirine bağlanınca yeni bir maddeyi, mesela suyu oluşturan hidrojen ve oksijen gibi bambaşka bir dönüşüme yol açar.
Sayfa 43 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
Bilim/Felsefe

Bilim/Felsefe Konusuna Benzer öneriler

Düşünce11,2bin üye · 133 yeni gönderi
Takip
Film3.120 üye · 29 yeni gönderi
Takip
1K6bin üye · 37 yeni gönderi
Takip
Schrödinger 1943'te Dublin'de büyük ilgi toplayan ve
"Fizikten modern biyolojiyi doğurtan'' soruyu sordu: ''Yaşam Nedir?" Çünkü termodinamiğin Il. yasası kendiliğinden bir yaşam oluş­masını ve bunun giderek daha karmaşık bir varoluş yumağı oluşturmasının anlaşılması sürecini imkansız kılıyor, hatta böyle bir varoluşun, açıklanabilmek bir yana, mümkün olamayacağını söylüyordu. Buna ilk yanıt 1980'lerde Rus asıllı Belçikalı kimyager ( 1977Öe Nobel ödülünü kazanmıştır) Ilya Prigogineöen gelmiştir. Prigogi­ne'in keşifleri cansız maddeden canlı varoluşa geçişi tanımlamayı sağlayan temelleri atmıştır. Termodinamiğin II. yasasının biyolojik sistemler için geçerli olmadığını ortaya koymuştur. Şimdi ortaya çıkan bilgi şu ki termodinamiğin il. yasası enformasyon işleyen sistemler için de geçerli değil. Yani özyaratım potansiyeline sahip her bilgi işleyen sistem aslında bağlantısallığın doğası gereği bir üst-bütün oluşturabilir. Bütün onu oluşturan parçaların aritmetik toplamından fazladır. İşte bu "fazla" özyaratımdan, Descartes-Ba­ con-Newton biliminin deyişiyle deterministik sistemlerin er geç üreteceği, lineer olmayan, "kaos" üretiminden doğar. Descar­tes-Bacon-Newton biliminin tanımlayamadığı ve matematiğinin açıklayamadığı, bu nedenle "kaos" adını verdiği süreçler aslında bağlantısal bütünlük bilimi ve geliştirdiği matematik açısından anlaşılabilen ve beklenen bir varoluş sıçraması, yeni bütünün oluşması sürecidir.
Sayfa 50 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
Bilim/Felsefe