Okulları vardı ama eğitimleri yoktu. Siyasetçileri vardı ama siyasetleri yoktu. İnsanlar vardı ama insanlık yoktu. Yüzleri vardı ama utanmaları yoktu...
Yazarın aslında kendi ülkesine karşı tuttuğu bu ayna, vatanının ne kadar yozlaşmış ve dibi görünmeyen kuyuya süratle yuvarlanışını gözler önüne seriyor. Kısaca Mars'a düşen bir astronotun orada denk geldiği ve zamanla kültürlerini( onlar için kültür, yozdan ibarettir), yaşam stilini ve hayata bakış açılarını anlaması ve o Kedi İnsanlar için kurtuluş mücadelesi vermeye çalışmasıdır Kedi Gezegeni.
----------------------------------------------------------------------------
Kitap her ne kadar bilim kurgu gibi dursa da okuyacak arkadaşların bilim kurgu hevesiyle değil de Mars'ta geçen anti-ütopik/distopik bir toplum eleştirisi okuyacaklarının bilincinde olmasını isterim. Her ne kadar kitap yazıldığında Çin halkı ve yönetimi bunu karamsar ve uzak bulmuş olsa da kitabı okumaya başlarken: " Ya, bu Kedi İnsanlar ne kadar da zavallılar, o kadar becerileri ve tarihi uzun bir medeniyetleri varken nasıl bu hale gelmişler" diyebilirsiniz. Çok geçmeden fark edeceksiniz ki çok da farkımız yoktur bu Kedi İnsanlardan ve toplumlarından... Varlıklı olanın işlediği suçları sadece ihbar etmesi bile teşekkürle karşılanırken, yoksul olanın canının kıymeti bile yoktur herhangi bi suçunda. Eğitimin, siyasetin, kültürün, yönetimin, ordunun, çiftçinin-hayvancının-işçinin, anlayacağınız üzere bir toplumu hayata bağlayan, yaptıkları kalitesiz çamur evlerin çatısının olmayışı gibi toplumun çatısı olan devlet kavramının da dahil her şeyin içinin boşaltıldığı anlamsız ve vahşi bir kavime dönüşümüdür Kedi Gezegeni. Okurken çokça kendi yaşadığınız toplumla ve yönetimle benzerlikler kuracağınız ve belki de üstümüze yavaşça çöken o