Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitabı incelemeden önce biraz yazardan bahsetmek istiyorum. Kendisi tıp eğitimi alarak doktor olmuştur. Kitaplarında kurgusal olarak bu tıbbi altyapıyı görmek mümkün, özellikle bilinç ve canlıların işleyişi bakımından. 2. Dünya Savaşında da bir dönem toplama kamplarında kalmıştır, bu yüzdendir ki eserlerinde insanoğlunun hırs ve kibir için neler yapabildiğini, kendini başka varlıklardan üstün görebildiğini gibi temalara bolca rastlamaktayız. Bu eseri incelemeden önce yazardan ilk okuduğum kitabı, Solaris (SL10)'ten bahsetmek istiyorum. Bence bilimkurgu yönünden Yenilmez çok daha yaratıcı ve ilginç olaylar silsilesine sahip olsa da derinlik açısından Solaris bir okyanustur! O yüzden Stanislaw Lem okumak istiyorsanız önce Yenilmezi okuyup, yazarın uzaylılara yaklaşımını ve insanlığın ne kadar bencil ve kibirli oluşu temalarını tattıktan sonra(tabii ki enfes bir bilimkurgu zemininde) Solaris gibi düşüncelere boğan ve insana, doğaya, evrene yaklaşımınızı değiştirecek başyapıtına geçebilirsiniz.
Kitabımıza gelecek olursak; Yenilmez adlı gemi Regis III adlı gezegene giden ve kaybolan kardeş gemilerini aramak için yola çıkarlar. Bu Yenilmez_ ismi bile özenle seçilmiştir ki insan kendini belli bir teknoloji ve refah seviyesine geldikten sonra yenilmeyeceğini, alt edilemeyeceğini sanır... Ancak mürettabatımız bu yenilmezliğinin hiç de öyle olmadığını acı yollardan öğrenecektir... Spoiler vermemek için daha fazla konusundan bahsetmeyeceğim ancak hoşuma giden temaları ele alacağım. Stanislaw Lem'in 2 kitabını okudum ancak bu iki kitaptaki uzaylı(bize göre) tasviri de oldukça yaratıcı ve akıl almaz tarzdaydı. Gerçekten uzaylı olduklarını hissediyordunuz. Klasik büyük gözlü gri uzaylı tasvirinden çok uzak yaratıcı temaları görmek gerçekten çok keyifli. Ayrıca bu uzaylıların