Bugün kreşten üniversiteye kadar eğitimin her safhasını geçmiş fakat hiçbir noktada iyi ve dürüst bir insan olması gerektiğini işitmemiş genç bir insanı tasavvur etmek pekâlâ mümkündür. Bu insan, ilk önce yazmayı ve hesap yapmayı öğrenmiş; daha sonrasında fiziğe, kimyaya, etnolojiye, coğrafyaya, siyasi teorilere, sosyolojiye ve tüm bilimsel disipline vakıf olmuştur. O, pek çok gerçeği ezberlemiş; en iyi ihtimalle düşünmeyi öğrenmiş fakat ince ve zarif bir ruh olamamıştır zira bizler; tarihi, sanatı, edebiyatı, ahlâkı pek az dinler olduk.