Modernleşme projesi, insanların başlarına şapka,ayaklarına iskarpin ve fotin,üzerlerine gömlek, ceket ve pantolon giydirmekle yetinmemiş caddeler,parklar,heykeller ve modern binalar tasarlayarak adeta bütün ülkeye yeni bir giysi giydirmiştir.Böylece biçim ve görüntü ile ilgili olarak alınan kararlar sadece kılık kıyafetle sınırlı kalmamış çeşitli kanunlarla olduğu kadar mekanı tasarlıyan,dolasıyla onun içinde yaşayacak insanlara,yaşayacakları hayat tarzını da dayatan mimarlığın gücünü kullanmıştır.
Kent, salt mekansal örgütlenmesiyle değil,sosyal dokusundaki devrimci nitelikleriyle de, yeni üretim ilişkileri soncu deneyimlenmeye başlanan sorunları çözebilecek bir boyutu içermelidir.
Mimar,biçimleri düzenleyerek,ruhunun saf bir yaratıcısı olan düzeni gerçekleştirir;biçim ve görünüşle,duyularımızı hassas bir derecede etkiler ve plastik duyguları kışkırtır;yarattığı ilişkilerle,içimizde şiddetli yansımalar uyandırır ; bize,kalbimiz ve algımızla uyum içerisinde olduğumuzu hissettiğimiz bir düzenin ölçüsünü verir ; işte bununla,güzellik duygusnu deneyleriz.