kaldırımlar ve toplumsal etkileşim alanlarının yokluğu,kişiyi bir topluma/şehre ait olmaktan kaynaklanan değerler bakımından yoksullaştırır...İnsana yatırımı meşrulaştıran en temel ilkenin,yani insan değerinin korunmadığı bir yerde,zaten başka değerlerin gelişmesini beklemek olanaksızdır.
Ankara dahil,bütün ağaçlandırma faaliyetinin,özellikle İç Anadolu'da zor gelişen çam ağacına inhisar etmesinde ve iğne yapraklılarda ısrar edilmesinde , bilinçaltında yatan ciddi bir '' Avrupa gibi görünmek' tutkusu olduğunu görmek zor değildir.
Dolayısıyla '' bozkırda bir orman yaratmak'' fikri,Anadolu'da medeni bir millet yaratmak fikriyle örtüşüyor,''orman davası''yeni toplum yaratma girişiminin biyo-kültürel karşılığı oluyordu.