…’Sorumluluğun arandığı her yerde, cezalandırma ve hüküm verme isteğinin dürtüsü bulunur.
…
…İrade öğretisi aslında ceza amacıyla icat edilmiştir, yani suçlu bulunmayı isteme amacıyla.’
…’Kilise ve ahlak şöyle der: “Bir soy, bir halk, kötülük ve lüksle yok olur.” Onarılmış aklımsa şöyle der: Bir halk yok olduğunda, fizyolojik olarak dejenere olduğunda, bunu kötülüğün ve lüksün sonuçları izler.
…
Gazete okuru şöyle der: “Bu parti böyle bir hatayla mahvolur.” Yüksek siyasetimse şöyle der: “Bu tür hatalar yapan bir parti, sonuna gelmiştir, artık güven içgüdüsü yoktur.” Her anlamda bir hata, dejenerasyon dürtüsünün, iradenin parçalanarak çözülmesinin sonucudur.’