Bugünü buraya yazmak istiyorum.
Sabah kalktığım gibi, 9 civarı, misafir geleceğini öğrendim. Babamlar misafiri getirmeye ve markete gittiler. Ben de o sırada uzun süreli mutfak sürecimi başlatmak niyetiyle mutfağa giriş yaptım. Bir başladım açılmaya başlamış eti kesmeye. Pek düzgün kesemedim ama olsun ne de olsa ilk seferimdi. Ardından annemin gitmeden önce ocağa koyduğu mercimeği arada karıştırmaya başladım. Sonrasında misafirler geldi. Oturdum yanlarına. Kardeşlerim hangi köşedeler Allah bilir 🤦🏻♀️ Neyse bir süre sonra kadının kalbi gidecek oldu, birkaç saniyeliğine kadın bana baktı ben ona.. En sonda sıcak hava ve hemen ardından su aklıma geldi. Zeki kardeşim nerede diye içeriye girdim; misafirler bahçede, gölgelik bir kısımda oturuyordu. Baktım kardeşim odada öyle boş boş oturuyor. Kınayıcı bir bakış atıp, "Niye su getirmiyorsun?" dedim. Tamam diyip su götürmeye gitti, şaşırtıcı hiç itiraz etmedi. Bugün kesinlikle karmaların kralını yaşadığım bir gün + sanki her şeyin zıtta döndüğü bir gündü.
Sonra pencereye gittim, komşu kızları gelmiş diyor anneniz çağırıyor. Onlar ne alaka? Neyse. Dedim tamam marketten gelmişler. Gittim babaannemlerin bahçesine, evin krokisi çok karışık hiç anlatamam şimdi, yardım ettim malzemeleri taşımalarına. Maalesef mutfak bu hafta benim, eşyaları yerleştirdim yerli yerlerine. Evet, tüm eşyalar mutfak eşyaları daha doğrusu yiyecek malzemeleri. Sonra annem yaptığım ete baktı. İlk başta, "Güzel kesmişsin." dedi ama karıştırınca pek de düzgün kesmediğimi anladı. Neyse dışarıdan patates de getirdim, o sırada az kalsın kalpten gidecek yengem, "Ver ben soyayım patatesleri." dedi. O sıra aklıma onların evinde soyduğum patatesler geldi, çok karışık bu da anlatamam. Dedim, "Yok teşekkürler. Ben soyarım." Mutfağa geçtim eti de yaptık. Ardından