Ruhun Kıyısında Kırılan Camlar
Seni sevmek; avucumda kırık bir camı,
Hiç kanamıyormuş gibi sımsıkı tutmakmış.
Nefes diye içime çektiğim bu dumanlı sızı,
Meğer kendi yangınımdan geriye kalan bir avuç ah’mış.
Gözlerin; bir mültecinin sığındığı son liman,
Ama ben o limanda her gece boğuluyorum.
Hangi harfe dokunsam, ucu sana çıkıyor,
Hangi sokağa girsem, yine senin kapında yok oluyorum.
Öyle derin ki içimdeki bu bitmeyen gurbet,
Sanki dünya bitti de, ben kıyısında unuttum kendimi.
Sesini duymasam, sessizlik bir cellat olur üzerimde,
Duyduğumda ise, kelimeler parçalar tenimi.
Gidişin mi zordu, yoksa kalışın mı bir yalan?
Şimdi hangi duanın içine gizlesem bu enkazı?
Sen, göğsümün sol yanında dinmeyen o sızı,
Sen, bir ömür boyu sürecek olan en güzel yanlışım.