Carnegie diyorki: Geçmişe üzülmenin insana bir fayda vermediğini gördüm.Hiç yoğurulmuş hamur bir daha yoğrulur mu?Hiç talaş bir daha biçilir?Geçmişe üzülmenin tek yararı yüzündeki kırışıklıklar ve midedeki ülserdir.
Fıtrat,ne sırf fikirdir,ne de şuurdur;bu ikinin karışımıdır.Din,fıtrata hitap ederken hem fikir ve şuura,hem de akıl ve kalbe birlikte hitap etmiştir.Aklın,bu varlığın sırrını ve bilmecesini çözebileceğini sananlar,aklı sınırının ve ihtisasını dışına çıkmış olup insan fıtratında önemli bir unsuru,yani şuur ve kalp unsurunu bir yana atmış olurlar.Aynı zamanda en çok yararlanacakları vahiy kapısını da yüzlerine kapatmış olurlar.
Doğduğumda siyahtım, büyürken siyahtım, güneşe çıktığımda siyahtım, korkunca siyahtım, hastayken siyahtım, öldüğümde siyahtım.Ve sen beyaz çocuk: Doğduğunda pembesin,büyürken beyazsın,güneşe çıktığında kırmızı, üşüdüğünde mor,korktuğunda sarı, hastayken yeşil,öldüğünde de grisin. Sen şimdi bana mı hala renkli diyorsun??
Siyahi bir çocuğun 2005 yazdığı bir şiir