Hangi ağlara bürünürsün,
değmez mi ellerin artık örgülere?
Şimdi tozlu köşelere
ince ince yuva dikmişsin.
Işıktan karanlığa doğru gömülür,
havaya iz bırakırsın.
Köşeden izlerim
parmak uçlarında gezinişini.
Zamanı bölerim birkaç parçaya,
sana ve bana kalarak.
Gölgelerin düşer çizdiğim çizgilere,
güzelliğine ağlarım tutuşur.
Asılı duran yelkovanla akrebin ağırlığı
duvarlara çöker.
Bu yüzden çatlaklara meydan okurum,
bir de bende olmayan varlığına.