Kaçırılıp tutsak edildiği yer altında maruz kaldığı işkencelerin derin izlerini taşırken, kendisinin yaşadığı gibi bir ıstıraba maruz kalmış o kadının ölümüne şahit olmanın verdiği kin ve öfkeyle, yakasından tuttuğu cani adamın bedenini parçalara ayırmakla ! öfkesi dinmeyen Banun'un bu hazımsızlık sendromundan arınması gerekiyordu.
Bunun için karanlık şövalyesi sessizce Banu'nun gözlerine baktı. Hafif iç çekti ve ah be güzelim...
Eğer adaletli bir savaşçı olacaksan. Önce bu kinini ve ofkeni yenmelisin ve mahkum olduğun bu kin, seni esaret zincirine tutsak olmuş bir varlıktan başka bir şey yapmaz, ya o zinciri kırıp özgür olacaksın.
Yada! Esaretine düştüğün bu zincirin içinde boğulup gideceksin
Şimdi ayağa kalk ve ruhunu gömdüğün bu karanlık dünyadan,aydınlığa giden ışığa doğru yola çık.
Yoksa! Seninde ruhunu karanlığa gömmüş acımasız ve cani insanlardan bir farkın olmaz be güzelim...