Muhammed Alkış

Muhammed Alkış
@Muhammedalkisoffical
Yazar
İnsan.... herşeyi elinin tersiyle itip,tükettikten sonra farkeder. Neleri kaybettiğini. Bazen pişmanlık, bazen de! Keşkeler yaşarken geçmişten. Zamanı geri getirememenin haykırışı içinde bulurken kendini. İşte o zaman olgunlaşır duygular ve anlar kaybetmenin ne denli bir zarara neden olduğunu....
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Oturup bir köşede geçmişi yad ederken. Kırdığım kalbin acısıyla kavrulup gitmenin hüznündeyim bu gece. Elimde zehirden farksız bir bade ile nefsimi mahkum ederken acıya. Karanlığına hapsolduğum gecelerin sessizliğinde kaybolup gidiyorum son kez bana veda ettiğin o yerde. Tut diye uzattığın elleri tutup sonsuz bir mutluluk yaşamak varken seninle . Avuçlarım arasında kayıp gittiğin o uçurumda! Ben varım şimdi. Yaşadığım hayal kırıklığın pişmanlığı içinde. Feryad ederken tenimi ıslatan gözyaşlarım. Günahına girmenin azabı içinde tükeniyorum her gece. Mecnun dan farksız divane gibi ararken seni. Oysa! Çoktan öldüm ben. Seni terkedip gittiğim o gün... Affet diyemiyorum sana. Zaten affedilmeyi de !hakketmiyorum aslında. Ettiğimin bedelini yaşıyorum her gece. Gözlerimi kapatıp uyumak isterken. Bir karabasan gibi kabusum olup geliyorsun üstüme. Ne uyuyabiliyorum. Nede! Huzur buluyorum. Ellerini tutup seninle gelmem gerekirken. Günahına girip ölümüne sebep olduğum günden bu güne. Bazen bitsin istiyorum herşey. Bazen de! Ölmek istiyorum. Belki! çektiğim azaptan kurtulurum diye. Ama! Yinede olmuyor. Yinede geçmiyor acılar, dinmiyor sancılar. Bitmiyor ruhumu sarıp beni tüketen feryatlarım. Ve hergun çığlık çığlığa uyanışlarım. Umut ve gözyaşı
Kaçırılıp tutsak edildiği yer altında maruz kaldığı işkencelerin derin izlerini taşırken, kendisinin yaşadığı gibi bir ıstıraba maruz kalmış o kadının ölümüne şahit olmanın verdiği kin ve öfkeyle, yakasından tuttuğu cani adamın bedenini parçalara ayırmakla ! öfkesi dinmeyen Banun'un bu hazımsızlık sendromundan arınması gerekiyordu. Bunun için karanlık şövalyesi sessizce Banu'nun gözlerine baktı. Hafif iç çekti ve ah be güzelim... Eğer adaletli bir savaşçı olacaksan. Önce bu kinini ve ofkeni yenmelisin ve mahkum olduğun bu kin, seni esaret zincirine tutsak olmuş bir varlıktan başka bir şey yapmaz, ya o zinciri kırıp özgür olacaksın. Yada! Esaretine düştüğün bu zincirin içinde boğulup gideceksin Şimdi ayağa kalk ve ruhunu gömdüğün bu karanlık dünyadan,aydınlığa giden ışığa doğru yola çık. Yoksa! Seninde ruhunu karanlığa gömmüş acımasız ve cani insanlardan bir farkın olmaz be güzelim...
instagram.com/reel/DBOWTw4I1H... Neden bu kadar bitkinsin dedi Veysel bey... Neden mi? Ben...hayatımda ne varsa hepsini elimin tersiyle ittim. Sevdiğime, sevdama ihanet ettim. İhanetimin bedeli de hem sevdiğimi ve en nihayetinde de kendimi kaybettiğim içindir belki? bitkin kalmama neden olan dedi umut
Umut ve gözyaşı adlı eserden
Öznesi de! Yalan.zumreside yalan. Hayali bile yalandı sevgimizin. Tıpkı yağan bir yağmur damlası gibi ! Akıp giderken zaman içinde. Sen kalbimi, bende sana olan sevgimi katlettim. Sonsuza dek beraber yaşamak varken.