Uykusuz gözlerle sadece kelimelerin peşinden koştuk.
Onlar ise kitap yazdık sandılar...
Muhammed Dönmez / Okur - Yazar
Yıldızlar sana neyi hatırlatıyor?
Sarı sis sürterken sırtını pencere camlarına,
Sarı duman sürterken burnunu pencere camlarına
Yaladı diliyle kenarını, köşesini akşamın
Oluklarda oyalandı bir vakit su birikintileriyle,
Sonra yüklenip sırtına bacalardan inen kurumu
Kaydı saçaktan, ansızın baş aşağı daldı,
Baktı bir ılık teşrin gecesi,
Şöyle bir dolandı evin etrafında, uyuyakaldı...
- T. S. Eliot
Bir sinsi niyetle uzadıkça uzayan münakaşalar gibi hani
Sürükler ya içinden çıkarılmaz bir soruya doğru seni...
Kuzum, sorma nedir diye...
- T. S. Eliot
Gel gidelim beraberce;
Akşam gelip göğün üstüne serilince
Ameliyat masasında baygın bir hasta gibi...
Gidelim bildiğin ıssız sokak içlerinden,
O sabahlara dek gürültüsü dinmeyen otellerle
Sabahçı kahveleri önünden...
Gidelim o sokaklardan işte...
- T. S. Eliot
Lamba dedi:
''Saat dört,
İşte numara kapıda.
Hatırla!
Anahtarın var,
Küçük lambanın ışık çemberi merdivende.
Çık!
Yatak açık; diş fırçası duvarda asılı,
Pabuçları kapıda bırak, uyu, hazırlan hayata.''
Son bükülüşü bıçağın...
- T. S. Eliot
Akla gelir
Güneşsiz kuru ıtırlar
Ve çatlaklardaki toz,
Kestane kokuları sokaklarda,
Ve kadın kokuları panjurlu odalarda,
Ve sigaralar koridorlarda
Ve kokteyl kokuları barlarda...
- T. S. Eliot