Önüne dünya nimetlerinin hepsini serseniz, başı kaybolona , hatta şu yüzüne ufak ufak kabarcıklar çıkana kadar saadet deryasına gömseniz, çalışmaya ihtiyacı olmayacak derecede refahını saglasanız da, sırf ballı çörekler yiyip yan gelip yatması, bir de insan neslinin kurumaması için refaha kavuştursanız da , sırf nankörüğü, küstahlığı yüzünden bir rezalet koparacaktır.
Aklı taktir etmemek mümkün değil tabi, ama onun kendi çerçevesini aşamadığını, insanın yalnızca kafa ihtiyaçlarına cevap verebildiğini de kabul etmek lazım; halbuki arzu, aklı da, başka çeşit özentileri de içine alan bütün hayatın, yani bir insan hayatının en kudretli ifadesidir. Gerçi bu çoğu zaman hayatımıza beş para etmez bir veriyor, fakat gene unutmayalım ki hayat hayattır, karakökü almak değil.
Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim, ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.