Bir şeyleri her daim iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış olarak sınıflandırma ihtiyacını üzerimizden atarsak, zihnimizde daha fazla sükûnet elde edebiliriz.
Sevinç ve üzüntü, başarı ve başarısızlık, zenginlik ve fakirlik deneyimlerimizdir. Tüm bu durumlar kendiliğinden gerçekleşiyor gibi görünse de, esasen bunları gerçek kılan bizizdir.