Kelâmın, gül yarası taşıdığını henüz düşünmeye başladığım zamanlardan birinde, bir hasbihal sırasında geçmişti; "Söyleyemediklerimden hiç nedamet duymadım." Ses sahibi değil de, sözün kalbime bıraktığı etki kaldı hafızamda. Şiirle buluşmamın bilmem ki kaçıncı durağında "her sözün sükûta sevdalı olduğuna" inandım ve bundan sonra da en büyük imtihanlarımı söz vasıtasıyla yaşadım.