Bence çocuklar inanmak istemedikleri her şeye inanmış gözükebilir. Belki büyükler de böyle yapıyordur.
"Topçu ölmüş," diyorum sessizce ve peşinden koşuyorum.
İçimde ona karşı korku ve saygı hissinden başka bir şey yoktu, belki de dillendirmeye tereddüt ettiğim küçük bir sevgi: Başımı okşarsa, aferin oğlum derse ya da benimle konuşursa diye sakladığım o minik sevgi, dönsün diye rüzgara karşı tuttuğum fırıldakla beraber kırılıp yere düşmüştü. Biliyor musun? Babam da babasına aynı şeyi yapmış, dedem de... Dedim ya töreler...