Mukaddes Başoğlu

Mukaddes Başoğlu
@MukaddesBasoglu
"Hayat, hayâldir.." "Hiçbir amelime güvenmiyorum lâkin Allahü Teâlâ'nın düşmanlarına düşmanlığım var.." Atlara âşık bir Türkmen yörüğü..
Söylen'ler ve Söylen'meyenler
9/10
·47 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2022 00:31
Merhaba Sevgili Okur, Kitabı elime aldığımda önce ismi dikkatimi çekti. Ama bitirene kadar bakmak aklıma gelmedi. İyi ki de gelmemiş. Çünkü okuyup bitirdikten sonra daha anlamlı oldu benim için. Birkaç tanımla karşılaştım, en çok bunu sevdim "Söylen: Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değin serüvenler" Söylen Şiirleri kitabı üç bölümden oluşuyor. İlk iki bölümde (Söylenler ve Söylen-en-ler) Yunan mitolojisinin bilinen/bilinmeyen efsanevi karakterlerinin hikayelerinden izler taşıyan, aynı zamanda insanın gündelik duygularına incelikle dokunan şiirler yer almaktadır. Üçüncü bölümde bu defa bizden olan, gerçek şahsiyetlerin hayatlarından kesitler taşıyan, tasavvufi imgeler içeren ve aynı zamanda bölümün başlığının (Söylen'meyenler) işaret ettiği anlamı daha da kuvvetlendiren, gündelik duygulardan ziyade ilahi ve aşkın olana işaret eden şiirler bulunmaktadır. Hilmi Yavuz bu kitabında bizleri Yunan mitolojisinden başlayarak tasavvufi menakıblarla son bulan derin ve geniş bir şiir yolculuğuna çıkarmış. Bizden olmayanda bizden duygular buldurmuş ve bu birikime bizden olanların mirasını da ekleyerek yolculuğu aşkın bir noktaya ulaştırmıştır. Şair değilim ama sıkı bir şiir okuruyum. Bu eseri okurken de hem çok keyif aldım, duygulandım hem de şairin araladığı kapıdan girerek yeni şeyler de öğrendim. Nasıl mı? Naçizane tavsiyem şudur: Şiirlerin üzerine kurulduğu mitolojik kahraman ve tasavvufi şahsiyetlerin kimler olduğunu, hikayelerini kısaca araştırarak okursan daha da anlamlı hâle gelir ve yeni şeyler öğrenebilirsin Sevgili Okur.. Keyifli okumalar..
Şiir
Söylen ŞiirleriHilmi Yavuz · Arba Yayınları · 198913 okunma
Reklam
9/10
·454 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2020 00:55
Sherlock Holmes tadında ama bizden biri olan kıvrak zekalı kahramanımız Amanvermez Avni ile onun sadık yardımcısı Arif'in başından geçen bir dizi dedektiflik olayından bahseden lezzetli bir macera-polisiye romanı.. İstanbul sokaklarında geçmesi de ayrı bir keyif katıyor. Hikaye kurguları başarılı, yer yer abartıların mevcut olmasıyla beraber gerçeklikten tamamen kopuk değil. Yazıldığı dönem ve bu türde verilen ilk eser olarak kabul edilebilmesi itibariyle bence gayet başarılı. Elbette kurguyu tahmin ettiğiniz noktalar oluyor ama merakı öldürecek kadar değil. Sıkıntılı bir zamanımda olmasına rağmen ben çok keyif alarak okudum. Normalde 2-3 günde çok rahat bitirilebilecek bir kitap. İyi okumalar
Edebiyat
Amanvermez AvniEbüssüreyya Sami · Ötüken Neşriyat · 201969 okunma
Biraz İnceleme, Biraz Değerlendirme, Biraz Uzun Affola :)
6/10
·203 syf.··
2020 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2020 23:38
Evet sevgili okur. Önce biraz kitabın içeriğinden sonra kısaca kendi düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Roman örgüsünde iç içe geçmiş aşk hikayeleriyle karşı karşıyayız. Bu aşk büründüğü karaktere göre kimi zaman mümkünken kimi zaman imkansız, kimi zaman dünyanın en saf duygusuyken bazen de en nefret edilesi hâlini alıyor. Kavuşmak ise hangi pencereden baktığınıza göre anlam kazanıyor. Çok fazla detaya girmeyeyim. Tarz-içerik açısından değerlendirmek gerekirse, Şule Yüksel Şenler ile Ahmet Günbay Yıldız arasında bir yerlerde diyebilirim. Hikaye muhafazakâr değerler içermekte. Fakat bu değerlere sahip olunurken ki hassasiyet sanki aktarılırken zayıflamış hissiyatı uyandırdı bende. Hikayede ara ara kopukluklar olmasına rağmen sonu güzel bağlanmış Uslûp açısından bakarsak yazarın şair olmasının da verdiği lezzete sahip olan betimlemeler, hisler ve derinlikli ifadelerle karşılaşmak mümkün. Kendi fikrimi ifade etmem gerekirse: Hepimizin daha çok şair kimliğiyle tanıdığımız Nurullah Genç'e sizler de benim gibi hayransanız ilk sözüm size: Şiirlerinden aldığım lezzeti mâlesef bu romanından alamadım. Şiirleri beklentimi öyle yükseltmiş ki Nurullah Ağabey'in, romanla ilgili belki de bir miktar hayal kırıklığına o yüzden uğradım. Benim kadar yüksek beklentiyle başlamayın ki daha çok lezzet alabilesiniz. Yazıldığı dönem (1980'ler) sebebiyle günümüz roman-kurgu anlayışını yakalamaktan biraz uzak olduğunu düşünüyorum, çağ/dönem aşabilen bir eser değil. Tıpkı Şule Yüksel Şenlerin (1970'lerde) yazdığı Huzur Sokağı eserinin bana hissettirdiği gibi. Bunda şüphesiz değişen dünya, değişen değerler, değişen zevkler/anlayışların da etkisi var. Ki byöyle bir dönemde yaşayanlar olarak bir çok noktada eskisi kadar hassas olmamamıza rağmen, gerçek aşka götüren "yol" beni bir miktar rahatsız
Edebiyat
İntizarNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20241,422 okunma