Uzun yıllar sonra insan birinin öldüğü karanlık bir odadan geçer ve birden, yavaş yavaş kaybolan kelimeleri ve denizin uğultusunu duyar. Sanki o birkaç kelime hayatın anlamını ifade etmiştir. Sonrasında ise hep başka şeyler konuşulmuştur.
Çocuğun neden hasta olduğunu kimse dile getirmedi mi? Tabii ki getirmedi ama aslında hepsi biliyordu: Oğlanın sevgiye ihtiyacı vardı ve yabancılar üstüne eğilince, dört bir yandan o dayanılmaz koku yayılınca, ölmeye karar vermişti.