Bu hakikati kavradığın zaman bil ki mutedil bir tabiat için en faziletli olan, midesinin ağırlaştığını hissedecek ka- dar çok, açlığı hissedecek kadar da az yememesidir. Mide- sini unutacak kıvamda yemeli, açlık onda tesir bırakma- malıdır. Çünkü yemek yemenin gayesi hayatta kalmak ve ibadet için kuvvet bulmaktır. Midenin ağırlaşması kişinin ibadet etmesine engel olur. Diğer taraftan açlığın vereceği eziyet de kalbi meşgul ederek yine kişinin ibadetine engel olur. Buradaki hedef şu olmalıdır:
Kişi öyle bir kıvamda yemek yemelidir ki o yenilen yiyeceklerin kişi üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olmamalı ve böylece kişi meleklere benzemelidir. Zira melekler hem yemeğin ağırlığından hem de açlığın acısından uzak- tırlar. İnsanın hedefi meleklere uymak olmalıdır. İnsanın açlıktan ve tokluktan kurtulma gibi bir durumu olmadığı için iki taraftan da uzak olup mutedil yolu takip etmelidir.