Murat Er

Murat Er
@Murat_Er
Sosyolog
Lisans Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
133 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Holocostan kaçan Yahudilerin dahi göç için ilk tercih ABD olmuştur. Balfour Deklarasyonunun ilan edildiği 1917'de sadece 56 ( yüzde 8) olan Filistin'deki Yahudi nüfus, bütün çabalara rağmen İkinci Dünya Savaşı'nın arifesinde ancak 600 bine ( yani %30'a) kadar çıkabilmiştir. Yine Yahudilerin Filistin'den elde edebildikleri toprak parçası %6'yı geçememiştir. Tam da bu yüzden dönemin ABD Başkanı Roosevelt’in 500 bine yakın Yahudi ABD, İngiltere vd. arasında paylaştırarak katliamdan kurtarma planı, siyonistlerce bir ihanet olarak görülerek rafa kaldırtılır. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 24
Reklam
İngiliz Manda İdaresi, Yahudi milli vatanı önündeki en büyük engel olarak görülür. Artık İngilizler,’’ Çağın Titus’u’’ dur, Yani milattan sonra 70'te ayaklanmalarını bastırarak Yahudileri topraklarından süren Romalı generalin 20. yüzyıl versiyonudur. İngiliz askerleri- sivil personeli ve manda kurumları, revizyonist siyonizmin askeri kolun niteliğindeki Irgun ve Stern Çetelerinin terör saldırılarına uğrar. Ben Gurion’un Hagana’sı da Yahudi göçünün engellendiği gerekçesiyle savaşın sonuna doğru bir taraftan İngilizlere karşı silaha başvurur, Diğer taraftan diplomasiyi kullanarak Amerikan idaresini İngiliz politikalarına karşı seferber eder. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 25
Alıntı
Siyonistlerin bizzat İngilizlerden öğrendikleri terörist taktikleri ile ve İngiliz menşeli silahlarla başladıkları İsyan, Filistinlilerinkinden çok daha amansız ve acımasızdır. En sansasyonel kurban, 1944'te Stern Militanlarınca Kahire de öldürülen, İngiltere'nin Orta Doğu Bakanı Lord Moyne; en büyük saldırı, İngilizlerin Filistin mandası karargahı olarak kullandığı King David otelinin - hagana'nın örtülü desteği ile- Irgun Çetesi tarafından 1946'da havaya uçurulmasıdır. ( 90 küsür kişi hayatını kaybeder) 1944'te İngiliz Yüksek Temsilcisi Sir Harold McMichael suikasttan sağ kurtulur ama eşi yaralanır. Hükümet binaları, karakollar, askeri karargahlar, köprüler ve yollar havaya uçurulur; silah depolarına saldırılar düzenlenir. Trenler raydan çıkarılır ve devriye botları batırılır. Tek bir gecede 20 İngiliz savaş uçağı kullanılamaz hale getirilir. İngiliz askerleri dövülür, hatta asılır. Mücadele sadece Filistin sınırları içinde de değildir. Roma'daki İngiliz Büyükelçiliği bombalanır. İngiliz Bakanlara bombalı paketler ve Londra'ya bir suikast timi yollanır. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 26
Alıntı
Bütün bunlar günümüz terminolojisi ile tipik birer terör saldırısıdır. Hatta King David otelinin havaya uçurulması, modern dönem terörizminin ilk örneklerinden biri olarak literatüre geçer. Ama Holokost’un gölgesinde ve yürütülen propagandaların da etkisiyle batıda siyonist dava meşrulaşır ve sempatikleşir. ABD'de siyonist şiddette ve teröre hoşgörü gösterilirken bunu kendi tarihleriyle özdeşim kurarak yaparlar. Buna göre, Yahudi çeteler, 170 yıl evvel Amerikalı devrimcilerin bağımsızlıklarını elde etmek için savaştıkları aynı acımasız zalimlere- yani İngilizlere- karşı ayaklanmışlardır. Yahudileri, tıpkı İrlandalılar gibi, İngilizlere karşı vatansever bir savaş yürüten bir ulus olarak da sunarlar. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 26
Alıntı
İngilizlerin Eski Komutanı General Evelyn Barker’i öldürmek için İngiltere yollanan suikast timinde ilk cumhurbaşkanı Haim Weizmann’ın yeğeni ve İsrail hava Kuvvetleri'nin kurucusu Ezer Weizmann da vardır. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 26 dipnot
Alıntı
Reklam