Murat Sarıkaya

Murat Sarıkaya
@Muratsa07
LİSANS
ANTALYA
ANTALYA, 6 Kasım
458 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Daha da coşkulu ol; hiçbir fırsatı kaçırma. İnsanlar çok aptaldır, onlar sefil olmak için hiçbir fırsatı kaçırmazlar. Onu yaratacak herhangi bir fırsat olmasa bile, icat ederler, fantezi kurarlar. Eğer şimdiki anda yoksa geçmişi araştırmaya başlarlar, eğer geçmişte yoksa geleceği düşünürler fakat bir şekilde hakkında endişelenecek, sefil olacak bir şey bulmak zorundadırlar. Endişelenme dünya sefalet ile dolu. Aynı şey saadetle de yapılmalıdır; hiçbir fırsatı kaçırma. Her gün bin bir fırsat var. Bir kez tetikte oldun mu şimdiye kadar ne kadar fırsatı kaçırmış olduğuna şaşıracaksın. Her adımda fırsatlar vardır. Kişinin onları icat etmesi gerekmez, kişinin onları hayal etmesi gerekmez, onlar her zaman gelir. Varoluş yağdırmaya devam eder. Fakat biz yanlış bir tavra, yanlış bir yaklaşıma alışığız, yaşama karşı negatif bir yaklaşıma. Biz dikenleri seçer ve çiçekleri görmezden geliriz. Sannyasin bütün geştaltı değiştirir; o çiçekleri seçer, dikenleri görmezden gelir. Eğer dikenleri seçersen ve çiçekleri görmezden gelirsen, eninde sonunda senin için çiçekler olmayacaktır, sadece dikenler. Çiçekler bile diken haline gelecek çünkü senin bütün yaklaşımın öyle ki bir çiçek sana sadece dikenleri hatırlatacak. Ve tersi de olur: eğer çiçekleri seçersen, dikenler bile sana güzel çiçekleri hatırlatır. Yavaş yavaş dikenler kaybolur, yaşamın tamamı çiçeklerle dolu hale gelir; bir bahar zamanı olur. Ve sonra varoluş çok uzakta değildir, o çok yakındır. Bir kez saadet gerçekleşmeye başlayınca, varoluşun kalpten daha yakında olduğunu hissedebilirsin, kendi kalp atışlarından daha yakın.
Sayfa 242 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaşam küçük şeyleri içerir fakat eğer sen keyif alırsan, o sıradan şeyleri sıra dışı şeylere dönüştürürsün. Hatta yemeğini yemekten bile keyif alsan, o kutsal hale gelir. Eğer yeri temizlemekten keyif alırsan, o dua haline gelir. Eğer arkadaşların için, sevgilin için, çocukların `için, ebeveynlerin için yemek pişirmekten keyif alırsan, o meditasyon haline gelir. Sır keyif almaktır. Yaptığın her şeyden keyif al ve o zaman varoluş için tamamdır, o zaman bu varoluş için bir tekliftir. Ve her ne zaman doğru an gelmişse; sen hazır ve uygunsan; güneş ufukta yükselir ve bütün karanlık kaybolur.
Sayfa 238 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
İçeri ile uyum içinde olmadığın sürece dışarı ile uyum içinde olmak imkânsızdır. Bir kez içeri ile uyum içinde olduğunda, bir mucize gerçekleşir: dışarı artık dışarı değildir, o sadece içerinin bir uzantısı haline gelir. Bir kez kendi merkezini gördüğünde, çevren onun bir parçası olur. O zaman kişi dünyanın içinde yaşar ve hâlâ dünya kişinin içinde değildir. Kişi dünyada yaşar, yine de onun tarafından dokunulmamış olarak kalır.
Sayfa 228 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
İsa'nın söyledikleri onun kendi deneyimleridir ve Hıristiyanların söyledikleri şey ona karşı olan inançtır. Ve deneyim ile inanç arasındaki mesafe çok geniştir. Bağlantı kurulamaz. Eğer hakikati bilmek istiyorsan asla inanan olma. İnançsız ol demiyorum çünkü bu yine bir inançtır: negatif bir inanç, inanç karşıtı. Bu yüzden Hıristiyanlar vardır - onlar bir inanca tutunurlar - ve Friedrich Nietzsche gibi insanlar vardır, o eskiden adını "İsa-karşıtı Friedrich Nietzsche." olarak imzalardı. Şimdi o başka bir uca gitmektedir. Neden adını İsa - karşıtı olarak imzalamalısın? Birileri Hıristiyan'dır, birileri Hıristiyan karşıtıdır fakat her ikisi de sınırlandırılmıştır: biri pozitif yoldan, diğeri negatif yoldan. Benim burada çabam sana her iki çeşit inançtan özgürlüğü vermek - pozitif ve negatif - böylece sen kendi kendine deneyimleyebilirsin. Hakikat; herhangi bir İsa, herhangi bir Buda, herhangi bir Krishna için olduğu gibi senin için de ulaşılabilirdir. O kimsenin mülkü değildir, o herkesin doğuştan hakkıdır. Kişi onu keşfetmelidir, kişi onun içine gitmelidir. İnanmak yerine, kişi açık bir zihinle gitmelidir. İnanç seni kapatır. Sen zaten senin olmayan, diğerleri tarafından sana verilmiş, gerçekten de kazara bir sonuçla yaşarsın. Eğer bir Hindu tarafından büyütüldüysen, bir Hindu olmuşsundur; eğer bir Müslüman tarafından büyütüldüysen, bir Müslüman olmuşsundur. Yani bu sadece bir koşullanma meselesidir, seni koşullandıran kimse, kazara kime doğduysan. Onlar senin zihnini koşullandırmışlardır. Her insanın zihni ebeveynleri tarafından koşullanmıştır. Bütün koşullanmaların dışına çık, özgür ol böylece keşfedebilirsin, böylece sorgulayabilirsin. Zaten bir sonucu olan insan sorgulayamaz. Sorgulamanın ilk gerekliliği bütün öncül sonuçları bırakmaktır ve sonra bir gün sen
Sayfa 221 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Her inanç hakikatin arayışında düşmandır. Bu yüzden bir Hıristiyan olma veya bir Hindu veya bir Budist: bir deist ya da bir ateist olma. Buna gerek yok çünkü sen hiçbir şey bilmiyorsun. Sadece şunu bil “Ben bilmiyorum," ve hiçbir şey bilmeyen masum bir çocuğun zihin durumu ile içeri git. Eğer kişi varlığına masum bir çocuk gibi girebilirse ve kişi bilmeme durumunda işlev gösterebilirse o zaman çok uzakta değildir; o çok yakındadır. Varlığını bildiğin an anahtarı bulmuşsun demektir, birçok kapıyı açabilen maymuncuk. Aslında bu tek anahtar bütün kapıları açmak için yeterlidir. Ben bu anahtara hakikat diyorum, senin hakikatin, senin deneyimlenmiş hakikatin. Bu yüzden bütün inançları bırak, diğerlerinin sana öğretmiş olduğu bütün yalanları bırak ve masumca, boş, bilmeden git. Yakında büyük bir hazine bulacaksın, içinde büyük bir bilgelik. O zaten oradadır sadece senin boş ellerle gelmeni bekliyor.
Sayfa 221 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu