Daha da coşkulu ol; hiçbir fırsatı kaçırma.
İnsanlar çok aptaldır, onlar sefil olmak için hiçbir fırsatı kaçırmazlar. Onu yaratacak herhangi bir fırsat olmasa bile, icat ederler, fantezi kurarlar.
Eğer şimdiki anda yoksa geçmişi araştırmaya başlarlar, eğer geçmişte yoksa geleceği düşünürler fakat bir şekilde hakkında endişelenecek, sefil olacak bir şey bulmak zorundadırlar.
Endişelenme dünya sefalet ile dolu.
Aynı şey saadetle de yapılmalıdır; hiçbir fırsatı kaçırma. Her gün bin bir fırsat var. Bir kez tetikte oldun mu şimdiye kadar ne kadar fırsatı kaçırmış olduğuna şaşıracaksın.
Her adımda fırsatlar vardır. Kişinin onları icat etmesi gerekmez, kişinin onları hayal etmesi gerekmez, onlar her zaman gelir. Varoluş yağdırmaya devam eder.
Fakat biz yanlış bir tavra, yanlış bir yaklaşıma alışığız, yaşama karşı negatif bir yaklaşıma. Biz dikenleri seçer ve çiçekleri görmezden geliriz. Sannyasin bütün geştaltı değiştirir; o çiçekleri seçer, dikenleri görmezden gelir.
Eğer dikenleri seçersen ve çiçekleri görmezden gelirsen, eninde sonunda senin için çiçekler olmayacaktır, sadece dikenler. Çiçekler bile diken haline gelecek çünkü senin bütün yaklaşımın öyle ki bir çiçek sana sadece dikenleri hatırlatacak.
Ve tersi de olur: eğer çiçekleri seçersen, dikenler bile sana güzel çiçekleri hatırlatır. Yavaş yavaş dikenler kaybolur, yaşamın tamamı çiçeklerle dolu hale gelir; bir bahar zamanı olur.
Ve sonra varoluş çok uzakta değildir, o çok yakındır.
Bir kez saadet gerçekleşmeye başlayınca, varoluşun kalpten daha yakında olduğunu hissedebilirsin, kendi kalp atışlarından daha yakın.