Murat Sarıkaya

Murat Sarıkaya
@Muratsa07
LİSANS
ANTALYA
ANTALYA, 6 Kasım
458 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Özgürlük anlayış demektir.
Sayfa 83 - Ezr yayınevi
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hiçbir anne baba çocuklarının mutsuz olmasını istemez; onların mutlu olmasını ister. Sadece onların düşünme tarzı yanlıştır. Onlar şayet çocuklar doktor olursa, profesor, mühendis, bilim adamı olursa onların mutlu olacağını düşünürler. Bilmiyorlar! Onlar sadece ne olmak için gelmişlerse o olduklarında mutlu olabilirler. Onlar sadece içlerinde taşıdıkları tohum olabilirler. Bu yüzden özgürlük vermek için fırsat vermek için mümkün olan her şekilde yardım et. Normalde bir çocuk anneden bir şey isterse çocuğu dinlemeden, ne istediğini sormadan anne basitçe hayır der. “Hayır“ “otoriter bir sözcüktür.“ “Evet“ değildir. Otorite sahibi olan ne baba ne anne ne de başka birisi, sıradan herhangi bir şeye evet demek istemez. Anne babalar evet demeyi öğrenmek zorundadır.
Sayfa 81 - Ezr yayınevi
Çocuk o kadar narindir ki kendi başına var olamaz. Bunu sömürebilirsin. Çocuğa neyi öğrenmesini istiyorsan dayatabilirsin; B. F. Skinner gibi davranışçıların laboratuarında yapıp durduğu şey budur. O, güvercinlere pinpon oynamayı öğretir ama numara aynıdır: Ödül ve ceza. Eğer oynarlarsa ödüllendirilirler; eğer oynamazlarsa, eğer gönülsüzlerse, cezalandırılırlar. Eğer doğru hareketi yaparlarsa ödüllendirilirler, yiyecek verilir; eğer yanlış hareketi yaparlarsa elektrik şoku verilir. Güvercinler bile pinpon oynamayı öğrenirler. Sirkte olan şey her zaman budur. Gidip görebilirsin. Aslanlar, güzel aslanlar bile kafestedir ve filler sirk yıldızının kamçısına göre hareket eder. Onlar aç bırakılmıştır ve sonra da Ödüllendirilmiştir; ödül ve ceza. Tüm numara budur. Sirkte hayvanlarla yaptığın şeyi çocuklarla yapıp duruyorsun. Ancak bunu son derece bilinçsizce yapıyorsun çünkü bu sana da yapılmıştır; çocukları yetiştirmek ve eğitmek için bildiğin tek yol budur. Senin 'büyütmek' olarak adlandırdığın şey budur. Aslında bu küçültmektir, bu onları daha yüksek bir varoluşa doğru büyütmektense daha alt düzeyde bir varoluşa zorlamaktır. Bunların hepsi, Skinnerci teknikler ve hilelerdir bunların yüzünden gönüllü olarak kendimizi baskılamaya başlar ve sakat bırakan savunma mekanizmalarını kendimize uyarlarız. Bir çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmez, ona biz öğretiriz. Biz ona kendi zihinlerimize dayanarak öğretiriz. Aynı şey Tibet'te doğru olabilir ve Hindistan'da ise yanlıştır; aynı şey senin evinde doğru olabilir ve komşunun evinde ise yanlış olabilir. Ancak sen çocuğun üzerine baskı uygularsın: Bu doğrudur, bunu yapmak zorundasın. Çocuk onu yaptığında onaylanır ve yapmadığında da onaylanmaz. O senin yolundan gittiğinde mutlu olursun ve çocuğun sırtını sıvazlarsın; senin
Sayfa 60 - Ezr yayınevi
Çocuğun Ağlamasına izin Vermek..
En başından itibaren çocuk ağlamak, kahkaha atmak ister. Ağlamak onda derin bir ihtiyaçtır. Ağlayarak o, her gün katarsisten geçer. Çocuğun pek çok engellenmişliği vardır. Bunun olması kaçınılmazdır bu bir gerekliliktir. Çocuk bir şey ister ama ne olduğunu söyleyemez, onu ifade edemez. Çocuk bir şey ister ama anne babası onu tatmin edecek durumda olmayabilir. Anne mevcut olmayabilir. O başka bir işle meşgul olabilir ve ona özen gösterilmemiş olabilir. O anda bu ilgi ona verilmemiş olabilir, bu yüzden o ağlamaya başlar. Anne onu ikna etmeye çalışır, yatıştırmaya çalışır çünkü rahatsız olmuştur, baba rahatsız olmuştur, tüm aile rahatsız olmuştur. Kimse onun ağlamasını istemez, ağlamak rahatsızlık vericidir; herkes onun dikkatini dağıtmaya çalışır ki bu sayede ağlamayabilir. Ona rüşvet veririz. Anne ona bir oyuncak verir; anne ona süt verebilir - onu teselli edecek ya da dikkatini dağıtacak herhangi bir şey ama o ağlamamalıdır. Ancak ağlamak derin bir ihtiyaçtır. Eğer o ağlayabilirse ve ağlamasına izin verilirse yeniden tazelenecektir; engellenmişlik ağlayarak atılır. Aksi taktirde durdurulmuş bir ağlamayla engellenmişlik durdurulur. Artık o bunu üst üste yığmaya devam edecektir. Ve sen üst üste yığılmış bir ağlamasın. Artık psikologlar senin "bir ilk çığlığa" (primal scream) ihtiyacın olduğunu söylüyor. Şimdilerde Batı da, senin bedenindeki tüm hücrelerinin de katıldığı bütünlükte bağırmana yardımcı olacak bir terapi geliştiriliyor. Tüm bedeninin içinde bağırabileceği kadar çılgıncasına bağırabilirsen, birikmiş olan pek çok acı, pek çok eziyet özgürleşir.
Sayfa 41 - Ezr yayınevi
Bedeni dinle. Bedeni izle.
Hiçbir şekilde asla, asla bedene hükmetmeye çalışma. Beden senin temelindir. Bir kez bedenini anlamaya başladığında, mutsuzluklarının yüzde doksan dokuzu basitçe kaybolacak. Ancak sen dinlemiyorsun. Çocukluğumuzdan itibaren bedenimizden uzaklaştırıldık, bedenden ayrı tutulduk. Çocuk ağlıyor, çocuk aç ve anne ise saate bakıyor. O çocuğa bakmıyor. Eğer çocuğa yiyecek tam şimdi verilmezse, onu bedeninden ayırmış olursun. Ona yiyecek vermek yerine emzik verirsin. Şimdi onu kandırıyorsun ona ihanet ediyorsun. Ve sen sahte, plastik bir şey veriyorsun ve bedenin duyarlılığını yok ediyor ve kesintiye uğratmaya çalışıyorsun. Bedenin bilgeliğinin konuşmasına izin verilmiyor ve zihin araya giriyor. Çocuk emzik tarafından pasifleştirilir, uykuya dalar. Şimdi saat, üç saatin geçtiğini ve çocuğa süt vermen gerektiğini söyler. Şimdi, çocuk derin bir uyku uyuyor, şimdi onun bedeni uyuyor; onu uyandırırsın, yine onun ritmini yok ediyorsun. Yavaş yavaş onun tüm varlığını bozarsın. Bedeniyle tüm ilişkisini kaybettiği bir an gelir. Bedeninin ne istediğini bilmez; beden yemek istiyor mu istemiyor mu bilmez; beden sevişmek istiyor mu istemiyor mu bilmez. Her şey dışarıdaki bir şey tarafından maniple edilir.
Sayfa 40 - Ezr yayınevi