Murat Sarıkaya

Murat Sarıkaya
@Muratsa07
LİSANS
ANTALYA
ANTALYA, 6 Kasım
458 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Çok bilinçsiz, düşünmeden, robot gibi yiyoruz. Lezzet yaşanmaz ve deneyimlenmezse, yalnızca kendini dolduruyorsun demektir. Yavaş git ve tadın farkında ol. Yiyecekleri sadece yutma. Telaşsız bir şekilde tatlarına bak, tat ol. Tatlıyı hissettiğinde, o tatlılık ol. O zaman o tat bütün bedende hissedilebilir. Yalnızca ağızda, dilde değil, dalgalar halinde bütün bedende hissedilebilir. Her ne yiyorsan, tadını hisset ve tat ol. Tat olmadan, duyuların cansızlaşacak. Giderek daha az duyarlı olacak. Duyarlılık azaldığında bedenini hissedemeyeceksin, duygularını hissedemeyeceksin. O zaman sadece kafada merkezlenmiş olarak kalacaksın. Su içerken serinliği hisset. Gözlerini kapat, suyu yavaş iç, tadını al. Serinliği hisset, o serinlik olduğunu hisset, çünkü serinlik sudan sana geçiyor, bedeninin bir parçası oluyor. Ağzın suya değiyor, dilin suya değiyor ve serinlik aktarılıyor. Bunun bedeninin bütününe olmasına izin ver. Dalgalarının yayılmasına izin ver, bütün bedeninde bir serinlik hissedeceksin. Bu yolla duyarlılığın gelişebilir, daha canlı ve daha tamamlanmış olabilirsin.
Sayfa 21 - Ezr Yayınevi·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dikkat, hiçbir düşüncenin bölmediği sessiz bir uyanıklıktır.
Sayfa 16 - Ezr Yayınevi·Kitabı okudu
Doğru nefes almak...
Bir çocuğu izle; doğru nefes alma biçimi budur. Bir çocuk nefes aldığında, göğüs hiç etkilenmez. Karın şişer ve iner. Çocuk karnından nefes alıp veriyor gibidir. Bütün çocukların küçük bir göbeği vardır; göbek çocukların nefes alış veriş biçimi ve enerji deposu olarak kullanılması nedeniyle vardır. Doğru nefes alma şekli budur. Göğsünü çok fazla kullanmamaya çalış; göğüs çok nadir olarak, acil zamanlarda kullanılır. Hayatını kurtarmak için kaçıyorsan, o zaman göğüs kullanılabilir. Göğüs acil durum aracıdır. O zaman derin olmayan, hızlı bir nefes kullanıp, kaçabilirsin. Ancak normalde göğüs kullanılmamalıdır. Hatırlanması gereken bir şey var: göğüs sadece acil durumlar içindir, çünkü acil bir durumda doğal nefes almak zordur. Doğal nefes aldığında o kadar sakin ve soğukkanlı olursun ki, koşamazsın, dövüşemezsin; o kadar sakin ve aklı başındasın ki, Buddha gibisin. Acil bir durumda, örneğin ev yanıyor, doğal nefes alırsan, hiçbir şey kurtaramazsın. Ormanda bir kaplan üstüne atlıyor, doğal nefes almaya devam edersen, hiç endişelenmeyeceksin; 'Tamam, bırak kaplan istediğini yapsın,' diyor olacaksın adeta. Kendini koruyamayacaksın. Doğa bir acil durum aracı vermiş; göğüs bir acil durum aracıdır. Bir kaplan sana saldırdığında, doğal nefesi bırakıp, göğsünden nefes almak zorundasın. O zaman koşma, dövüşme, enerjiyi hızlı yakma kapasiten artacak. Acil bir durumda sadece iki alternatif vardır, kaçmak ya da savaşmak. Her ikisi için de sığ ama yoğun, sığ ama çok huzursuz bir enerji, gergin bir hal gerekir. Sürekli göğüsden nefes alıp verirsen zihninde gerilimler olacak. Sürekli göğüsden nefes alıp verirsen, hep korkacaksın. Çünkü akciğer solunumu yalnızca korku durumlarında kullanılmak içindir. Bunu bir alışkanlık haline getirdiysen, sürekli korku içinde, gergin ve hep kaçmaya
Sayfa 13 - Ezr Yayınevi·Kitabı okudu
Gerçeklerden kaçamazsın. Yüzleşmek daha iyidir, kabul etmek, gerçeği yaşamak daha iyidir. Gerçek ve içten bir hayat yaşamaya başladığında, bütün sorunlar yok olmaya başlar, çünkü çatışma ortadan kalkar ve sen artık bölünmüş değilsindir. Sesinin bir bütünlüğü vardır, tüm varlığın bir orkestra olur. Şu anda, sen bir şey söylediğinde, bedenin başka bir şey söylüyor; dilin bir şey söylediğinde, gözlerin aynı zamanda başka bir şey anlatmaya devam ediyor.
Sayfa 9 - Ezr Yayınevi·Kitabı okudu
Hakiki özgürlüğün dış dünyayla hiçbir alakası yoktur. Hakiki özgürlük politik, ekonomik değildir; manevidir. Politik özgürlük her an senden alınabilir; ekonomik özgürlük sabah güneşindeki bir çiy tanesi gibi kaybolabilir. Onlar senin elinde değildir. Ve senin ellerinde olmayan bir şeye hakiki özgürlük denemez. Hakiki özgürlük her zaman manevidir. Onun senin en derinindeki zincire vurulamayan, kelepçelenemeyen ya da hapse atılamayan varlığınla bir ilişkisi vardır. Evet, bedenin tüm bunlardan acı çekebilir ama özünde ruhun özgürdür. Onu talep etmek zorunda değilsin ve onun için mücadele etmek zorunda değilsin. O tam şu an zaten mevcuttur. Şayet içe doğru dönersen tüm zincirler, tüm hapishaneler, her çeşidinden esaret - ki pek çoğu mevcuttur - kaybolur. Özgürlük tektir; esaret pek çoktur: tıpkı hakikatin tek, yalanların da binlerce olabileceği gibi. Özgürlüğün özündeki yapısında tam olarak ne vardır: geçmişten özgür olman, gelecekten özgür olman vardır. Seni geçmişe bağlayan, seni sürekli geriye doğru sürükleyen hatıralar yok; bu varoluşa karşı olmaktır, hiçbir şey geriye doğru gitmez. Ve senin özgürlüğün hayallerinden geliyor; arzular, özlemler seni geleceğe doğru sürüklüyor. Ne geçmiş mevcuttur ne de gelecek mevcuttur. Ellerinde tuttuğun tek şey şimdidir. Ve şimdide yaşayan, geçmişin ve geleceğin ağırlığından kurtulmuş kişi özgürlüğün tadını bilir. Zincirler - anıların zincirleri, arzuların zincirleri - yoktur. Bunlar senin ruhunu bağlayan gerçek zincirlerdir ve asla sana ait olan anı yaşamana izin vermezler. Bana sorulacak olursa, meditasyon halindeki bir zihin olmadan kişinin hiçbir şekilde özgür olamayacağını görüyorum. Batı'da cennet olarak bilinen şey Hindistan'da moksha olarak bilinir. Moksha "özgürlük" demektir. İngilizce'si paradise olan cennet sözcüğünün
Sayfa 142 - Ezr yayınevi