Mahavir hareket ettiğinde, yürüdüğünde, bir karıncayı bile incitmemeye dikkat ederdi. Neden? Aslında kaygısı karıncayla ilgili değil.
Mahavir baştan kalbe iniyor. Bu yolla yaşama karşı sevgi dolu bir tavır gösteriyor. İlişkilerin, bütün ilişkilerin daha fazla sevgi üzerine kuruldukça, kalp merkezin daha fazla iş görecek.
Çalışmaya başlayacak; dünyaya değişik gözlerle bakacaksın, çünkü kalbin dünyaya bakışı kendine özgüdür.
Zihin bu şekilde asla bakamaz, bu zihin için imkansızdır. Zihin ancak analiz edebilir! Kalp sentez yaparak birleştirir; zihin sadece parçalara ayırabilir, bölebilir, zihin bir bölücüdür.
Sadece kalp bütünlük verir. Kalp yoluyla bakabildiğinde, bütün evren bir birlik olarak görünür. Zihin yoluyla yaklaştığında, bütün evren atomik olur. Birlik yoktur, sadece atom ve daha fazla atom. Kalp birliğe yönelik bir deneyim verir, bir araya getirir ve nihai sentez Tanrı'dır.
Kalp yoluyla bakabilirsen, bütün evren bir olarak görünür. Bu birlik Tanrı'dır.
Bu yüzden bilim Tanrı'yı asla bulamaz. Bu imkansızdır, çünkü uygulanan metod nihai birliğe asla ulaşamaz. Bilimin metodu mantık, analiz ve bölmedir. Bilim bu yolla moleküllere, atomlara, elektronlara ulaşır. Bilim adamları bölmeye devam edecek ama onlar bütünün organik birliğine asla erişemezler. Bütüne kafa yoluyla bakmak imkansızdır.
Bu yüzden daha sevgi dolu ol. Hatırla, her ne yaparsan yap, sevgi niteliği orda olmalı. Bu sürekli bir hatırlayış olmak zorunda. Çimenlerde yürüyorsun, çimenin canlı olduğunu hisset. Her yaprak senin kadar canlı.
Sevecen ol. Nesnelere karşı bile sevecen ol. Bir sandalyede oturuyorsan, sevecen ol. Sandalyeyi hisset; bir şükran duygusu taşı. Sandalye sana rahatlık veriyor. Dokunuşu hisset, sandalyeyi sev, sevecen bir duygu taşı. Sandalyenin kendisi önemli değildir. Yemek