M€ⱤDŰMGÌⱤÌZ

M€ⱤDŰMGÌⱤÌZ
@Murattbey
Hala eğitilmekteyim hayat tarafından
Dünya, 19 Mayıs
1621 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
İsterken, acıkmışken, yetinmezken, doymazken hep haklı bir bahane vardır.
Açlık kendini hep saklar, hep aşılması gereken bir sıkıntıyı ve tadılması gereken bir lezzeti öne sürer... Konuta bakışımız mesela. Ruhumuzun nerede, hangi dam altında, hangi kuytuda dinleneceğini soran bir kişi bile zor çıkar. Problem dizimi şöyledir: 80 metrekare yetmez. 180 metrekare. Ne garip, o da yetmiyor! Tabii tabii, 280 metrekare olsa harika olur! Her metrekare bizden özgürlüğü, cömertliği, adaleti, sükuneti alıp götürmektedir ama onlara bakan mı var! . Haşmet Babaoğlu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“İnsan gitmekten yapılmıştır, dünya kalmaktan..”
insan sevdiğine götürdüğünün hesabını yapar mı hiç?
Dervişin biri kırda, seri ve heyecanlı bir şekilde yürüyen bir köylü kızı ile karsılaşıyor ve “Kızım, dur bakalım biraz nefeslen” diyor. Derviş kıza bakıyor ve eteğinde bir şeyler taşıdığını görünce soruyor: - Eteğindekiler nedir? - Elma ... - Kime götürüyorsun? - Şu karşı tarlada çalışan sevdiğime götürüyorum. - Peki kaç elma var eteğinde? - Derviş amca, o nasıl söz, insan sevdiğine götürdüğünün hesabını yapar mı hiç? Bu cevabı duyan derviş donup kalıyor ve elindeki tesbihi kırıyor…!