On ne voit bien qu’avec le coeur. L’essentiel est invisible pour les yeux…
I disappear sometimes, It’s my thing…
The hardest battles are the ones inside us...
Eskisi kadar konuşasım yok, ne hissettiğimden bahsedesim yok, hiç kimseyi merak etmiyorum, hiç bir hararetli konuşmayı dinleyemiyorum, hiç bir şey ilgimi çekmiyor. Kendimle yalnız kalmak iyi gelecek ama kendimi de bulamıyorum…
youtu.be/vZNu3uvwOUM?si=...
Buraya kadar öyle mi?
Akşamın son vapuruyla çekip giderken ellerimden
Anılarımdan düşeceğim seni öyle mi?
Öyle bırakmak ne kolay dalgalara şarkımızı
Yarın yok artık ben de yokum öyle mi?
Bir liman bir ada
Ihlamur çiçekleri
Bir adam
Kör olası bir yaz bitti, öyle mi?
Yazılmamış mektuplar
Sağ yanımda yaş tütün kokusu
Boyuna bir ağrı sol yanımda
Aşk böyle ağlarmış demek doğrusu
Uyuyacağım ve silinmiş olacak rengi saçlarının öyle mi?
Koynumda utanmaz bir keşkeyle aldatıyorum seni
İçimde liman kalmamış
Her gelen geçen yeniden boğuyor beni
Belki gece ölürüm, farkında değilim
Sen gidince yaşamak fazla tehlikeli
Geçer ve unuturum öyle mi?
Kime sattıysan beni
Her dirhemde kime anlattıysan
Bir insan nereye kadar sevebiliri
Mavi neon nasıl yandıysa
Anılar, kuş sesleri, eski şarkılar
Saçları terlemiş bir ağustosta
Bırakıp gitmenin daha kötü geleceğini
youtu.be/SbtdRx1VgW4?si=...
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım
Aşk da bitti diyordu ya bir şair
Aşk bitti işte tam da öyle
Şair: Ahmet Telli
Seslendiren: Mehmet Kemal
youtu.be/7AGU517PfNI?si=...
Gözlerin olmasaydı, beni ağlatmasaydı
Alıp giderdim başımı uzak iklimlere yarın
Hani bahar gelince pembe güller açar ya
Senin de öyle mektupların.
Şarkıların, türkülerin en güzel olduğu yerden
Ne olursun bir ses getir bana yetecek.
Seni güzelliğin mi alıp götürdü birden?
Ama bu yalnızlık beni hep kahredecek.
Burası İstanbul mu böyle yosun kokulu?
Gel gitme vakit erken.
Gel Beyazıt Kulesi'nden türküler söyleyelim.
İstanbul bu kadar güzelken
Şimdi Japon türküleri söyleniyor gel!
Rüzgar gibi uzaklardan, yelken gibi denizlerden
Gel bırakma sokaklarda böyle yapayalnız beni
İstanbul Bu Kadar Güzelken.
Şair. Yavuz Bülent Bakiler
Seslendiren: Mehmet Kemal