Sesini elma gibi yıkayacağım
Üzüm gibi Parlatacağım sözlerini
Seni kokulu kelimelerle öveceğim
Bırakacağım kendimi çölün dalgalarına masmavi kumlarında senin için yüzeceğim senin için uçacağım aklımdan.
Haykıracağım Seni sevdiğimi köpürmüş sözcüklerle senin için unutacağım Bildiğim her şeyi ve Yalnızca senin için öğreneceğim yeniden, senin için yumacağım gözlerimi anılara ve senin gözlerinle başlayacağım görmeye bir daha, ve hayranlıkla heceleyeceğim aşkı
Seni kum gibi seveceğim sıcağı sıcağına, sana bir dağ gibi hürmet edeceğim bir avlu gibi yüzüne bakacağım bir nehir gibi akıllı olacağım yaz kış. Talibin olacağım, niyaz edeceğim huzurunda. Senin için turnalar sevince süreceği, senin için atları şiire süreceğim. Ve Yalnızca senin için bekleyeceğim seni. Geceyi de senin gelmen için bekleyeceğim. Bir kapı gibi açılmanı bekleyeceğim. Ve senin için soyacağım kelimeleri tepeden tırnağa. Çırılçıplak bırakacağım şiiri senin için...
Birşeyleri özlüyorum, bilmiyorum ne olduğunu; bir yeri özlüyorum, neresi hatırlamıyorum ama sanki hep var gibi, sanki orayı bulsam nereye ait olduğumu bulacağım gibi. Sanki evimi bulacağım, gerçek evimi. Bilmiyorum ne olduğunu neresi olduğunu... Bilmiyorum arıyorum, arıyorum bulamıyorum.
Birgün biri gelir, beklemeyi bıraktığın bir an, daha önce hiç kimsenin bilmediği bir sen çıkarır senden ve sana seni hatırlatır; asıl benliğini. Birgün biri gelir, senin bütün kusurlarını alır kendi kusurlarına ekler ve koca bir BİZ çıkarır ortaya.