işte, toplumsal yaşama, toplum tarihine uygu
lanmış marksist materyalizmin öğrettiği şey budur.
Diyalektik ve tarihsel materyalizmin temel özel
likleri bunlardır.
Feodal sistem döneminde, Avrupa’nın genç
burjuvazisi, küçük zanaatçı atelyelerinin yanısıra
büyük imalathaneler de kurup, böylece toplumun
üretim güçlerini geliştirmeye başladığı zaman,
kuşkusuz bu buluşun sosyal sonuçlarını bilmiyor
du ve bunu durup düşünmemişti; burjuvazi, bu
“küçük” buluşun, sosyal güçleri yeniden gruplaş
tıracağım, ve bunun, burjuvaziye olan iyiliklerine
pek değer verilen krallık egemenliğine karşı ol
sun, burjuvazinin en ileri gelenlerinin çoğu kez
aralanna girmek için can attıkları soylulara karşı
olsun, bir devrimle sonuçlanacağını görmemiş,
anlamamıştı. Onun istediği yalnızca, üretilen me-
taların maliyetini düşürmek, Asya ve yeni keşfe
dilmiş bulunan Amerika pazarlarına fazla miktar
da emtia yığabilmek ve daha fazla kâr elde edebil
mekti. Onun bilinçli faaliyeti bu pratik günlük çı
karların dar sınırlarını aşmıyordu
Sayfa 50 - İnsanların varlığını belirleyen şey, bilinçleri değildir; tam tersine, onların bilincini belirle yen sosyal varlıklarıdır.·Kitabı okudu
Ekonomik çağlar birbirinden ayırdeden şey, yapıl
mış olan maddeler değil, bunlann nasıl ve
hangi iş araçlarıyla yapılmış olduğudur... Iş
araçları yalnızca insan işgücünün geçirmiş
olduğu gelişmenin derecesini ölçen şeyler ol
makla kalmazlar, aynı zamanda, bu işgücü
nün hangi toplumsal koşullar altında kulla
nılmış olduğunu da gösterirler.”
(Kapital, Cilt I.)
Yine, Marx, şöyle diyor:
“Sosyal ilişkiler, üretim güçleriyle sıkısıkıya
bağlıdırlar. İnsanlar yeni üretim güçleri elde
ederek üretim biçimlerini değiştirirler, ve,
üretim biçimlerini, yaşamlarım kazanma bi
çimlerini değiştirerek, bütün sosyal ilişkileri
ni değiştirirler. El değirmeni size feodal top
lumu, buhar makinesi kapitalist toplumu ve
recektir.”
(Felsefenin Sefaleti)
Sayfa 48 - El değirmeni size feodal toplumu, buhar makinesi kapitalist toplumu verecektir.”·Kitabı okudu
Bu demektir ki, artık kapitalist üretim ilişkileri
toplumdaki üretim güçlerinin durumuna uygun
düşmemekte ve onlarla uzlaşmaz çelişmeler içinde
bulunmaktadır