Dua etmek ilanı aşk etmek demekti. Yaradan'a olan sevdanı açık etmek. Aşkta korkuya yer yoktu , yada çıkarcılığa. İnsan ki kainatın gayesiydi kıymetli ve kadimdi , ona hiçbir şey haram değildi . Öyleyse ne kaynayan kazanlardan çekinmeli ne huriler beklemeliydi çünkü cennet de cehennem de , azap da sefa da yarın değil , şimdi: uzaklarda değil , buradaydı " Allah'tan korkmaya daha ne kadar devam edeceksiniz ? "diyordu. " O 'nu sevmek varken ?"
Nedendir açılıvermemiz birdenbire hiç tanımadığımız bir insana ? Nedendir dile getirmemiz daha evvel kimselere söylemediklerimizi , başkasına değil de, tek ona ? Kalbimizi gümüş tepsi içinde ikram edercezine bir yabancıya göstermemize sebep nedir ?