Mustafa Koz

Mustafa Koz
@Mustafa_05
Selçuk Üniversitesi
Konya
Konya/Meram
11 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
-Pasiflik: Bazı yoldaşlar işler istediği gibi yürümeyince pasifleşmekte ve çalışmayı bırakmaktadırlar. Bu, esas olarak eğitim eksikliğinden ileri gelmektedir. Bazen de önderliğin, meselelerin ele alınışı, görev dağıtımı ya da disiplinin uygulanması konusunda hatalı bir şekilde davranması buna yol açmaktadır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
-Dar grup zihniyeti: Bazı yoldaşlar sadece kendi dar gruplarının çıkarlarını düşünmekte ve genel çıkarları göz ardı etmektedirler. Bu yüzeysel olarak bakıldığında, kişisel çıkar peşinde koşmak gibi gözükmese de, aslında en dar bireyciliğin bir örneğidir ve güçlü bir aşındırıcı ve bölücü etkisi vardır. Dar grup zihniyeti Kısıl orduda eskiden çok yaygındı, artık daha az durumda. -Memur Tavrı: Bazı yoldaşlar üyesi bulundukları partinin ve Kızıl Ordunun devrimin görevlerini yerine getirmek için birer araç olduklarını kavramamaktadırlar. Devrimi gerçekleştirecek olanın bizzat kendileri olduğunu kavramamakta, sorumluluklarının devrime karşı değil de, sadece kendi kişisel üstlerine karşı olduğunu düşünmektedirler. Devrime karşı takınılan bu pasif memur tavrı da bireyciliğin bir yansımasıdır. Bu kayıtsız şartsız devrim için çalışan faal üyelerin sayısının az olmasını da açıklamaktadır.
MUTLAK EŞİTLİKÇİLİK ÜZERİNE -Kapitalizm ortadan kaldırılmadan önce, mutlak eşitlikçiliğin köylülerin ve küçük mülk sahiplerinin bir hayali olmaktan öteye geçemeyeceğine; sosyalizmde bile mutlak eşitliğin olmayacağına; çünkü o zaman da maddi şeylerin "herkesten yeteneğine göre, herkese çalışmasına göre" ilkesine ve yapılan çalışmaların ihtiyaçlarını karşılama esasına göre dağıtılacağına dikkati çekmeliyiz. Kızıl ordu da maddi şeylerin dağıtımı, subaylara ve askerlere eşit ücret ödemesinde olduğu gibi, aşağı yukarı eşit bir şekilde yürütülmelidir. Çünkü bu mücadelenin bugünkü şartlarının gerektirdiği bir şeydir. Ancak mantık sınırlarını aşan mutlak eşitlikçiliğe karşı çıkılmalıdır. Çünkü bu mücadelenin gerektirdiği bir şey değil tam tersine mücadeleyi engelleyen bir şeydir.
ÖRGÜT DİSİPLİNİNE GÖSTERİLEN KAYITSIZLIK ÜZERİNE a-Azınlığın çoğunluğa tabi olmayışı, mesela bir azınlık önerisi oylamada kabul edilmediği zaman, parti kararlarını samimiyetle uygulamamaktadır. Düzeltme Yöntemi; 1- Toplantılarda, bütün katılanlar görüşlerini mümkün olduğu kadar ayrıntılarıyla söylemeye teşvik edilmelidir. Tartışmalı meselelerde doğrular ve yanlışlar, uzlaşmalara ve yüzeyselliğe yer verilmeksizin açıklığa kavuşturulmalıdır. Açık ve kesin sonuçlara varmak için bir toplantıda halledilmeyen bir meselenin tartışılmasına, çalışmaları engellememesi şartıyla, başka bir toplantıda devam edilmelidir. 2- Parti içi eleştiri Parti örgütünü güçlendirmek ve partinin mücadele gücünü arttırmak için bir silahtır. Ancak Kızıl Ordunun Parti örgütüne eleştirisi her zaman bu nitelikte olmamaktadır. Bazen kişisel saldırılara dönüşmektedir. Sonuç olarak, kişilere olduğu gibi parti örgütüne de zarar vermektedir. Bu küçük burjuva bireyciliğinin bir yansımasıdır. Bunu düzeltmenin yöntemi ise parti üyelerinin eleştirinin amacının sınıf mücadelesinin zafere ulaşmak için partinin mücadele gücünü arttırmak için olduğunu ve kişisel saldırı aracı olmadığını kavramalarına yardımcı olmaktır. 3- Birçok parti üyesi, eleştirilerini parti içinde değil, dışında yapmaktadır. Bunun nedeni genel olarak üyelerin Parti örgütünün önemini henüz kavramamış olmalarıdır. Bunun yanında örgüt içinde yapılan eleştiri ile dışından yapılan eleştiri arasında bir fark görmemeleridir. Bunu düzeltmenin yöntemi, parti üyelerinin parti örgütünün önemini kavramaları ve parti komiteleri ya da yoldaşları hakkındaki eleştirilerini parti toplantılarında yapmalarını sağlayacak şekilde eğitmektir.
AŞIRI DEMOKRASİ ÜZERİNE DÜZELTME -Teori alanında, aşırı demokrasinin kökünü kazımak. İlk önce aşırı demokrasinin doğurduğu tehlikenin, Parti örgütüne zarar vererek hatta onu tamamen yıkarak, Partinin mücadele gücünü yıkarak ve hatta yok ederek, partiyi mücadele gücünü zayıflattığı için devrimin yenilmesine yol açtığına işaret edilmelidir. İkinci olarak da aşırı demokrasinin kaynağının küçük burjuvazinin disipline karşı beslediği bireyci hoşnutsuzluktan olduğuna işaret edilmelidir. Bu özellik parti içine girdiği zaman, siyasi ve örgütsel alana aşırı demokrasiden yana fikirler haline dönüşmektedir. Bu fikirler proleteryanın mücadele görevleriyle hiç bir şekilde bağdaşmaz.