Düşman yaklaştığında, savaşma azminden yoksun bazı üyeler uzak tepelere çekilerek saklandılar ve buna "pusuya yatma" adını taktılar. Diğer bazı üyeler ise, çok aktif olmakla birlikte, gözü kara eylemlere giriştiler. Her iki davranışta, küçük burjuva ideolojisinin bir ifadesiydi. Üyelerin, uzun süre, mücadele içinde çelikleşmeleri ve Parti içi eğitimden geçmeleri sonucunda, bu gibi şeyler daha az görülmeye başlanmıştır. Aynı küçük burjuva ideolojisi geçen sene Kızıl Ordu da mevcuttu. Düşman yaklaştığında ya pervasızca savaşa atılmak, ya da vaktinden önce geri çekilmek öneriliyordu. Çoğu kez, aynı kişinin, girişeceğimiz askeri eylemler konusunda yaptığımız tartışmaların gelişmesi içinde her iki fikri de ileri sürdüğü görülmekteydi. Bu oportünist ideoloji, uzun süreli bir parti içi mücadele, pervasızca giriştiğimiz savaşlarda verdiğimiz kayıplar ve vaktinden önce çekilirken uğradığımız yenilgiler gibi yaşanılan olaylardan çıkartılan dersler sayesinde giderek düzeltilmiştir.