Varoluşsal anlayışa göre, insanın seçme
hürriyeti ve sorumluluğu üstlenmek gibi bir niteliği vardır.
Kimse Tanrıyı keşfetmek zorunda değildir. Kültürler kişinin dini yaşamasına yeterli olacak geleneksel kalıplan sunarlar,
birey de kendi hür iradesini kullanır, seçimini yapar ve bu seçiminin
getirdiği sorumlulukları üstlenir
-Viktor Frankl
Eğer insanların Tanrıya inanması isteniyorsa Tanrı inanılabilecek bir tarzda anlatılmalı
ve anlatan bireyler de inanılabilecek bir tarzda davranmalıdır
-Viktor Frankl
Varoluşsal boşluk, genellikle can sıkıntısı olarak tezahür eder.
Anlam istemi (varoluş) engellendiğinde en ilkel güç istemi olan para istemiyle dengelenebilir. -Viktor Frankl
Sevgi hoş bir duygudur, fakat bunun ötesinde
bilgi ve çaba gerektiren bir sanattır. Sevgi sanatında başarılı
olmak isteyen, kendini ona adamalıdır.
-ERICH FROMM
Söğüt, Bilecik iline bağlı; altı yüz yıllık bir saltanatın ilk başkenti, havası sert, insanı mert olan, Evliya Çelebi’nin tabiriyle “Dillerle anlatılamayacak kadar güzel” bir ilçemizdir. Kurtuluş Savaşı’nın ilk günlerinden itibaren kurulan Söğüt Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Atatürk ve silah arkadaşlarına desteğini hiçbir zaman esirgememiş, varını yoğunu gözünü kırpmadan bağımsızlık uğruna feda etmiştir.
Kitabımız, İzmir’in işgalinden Büyük Taarruz’a kadar olan süreci Söğüt perspektifinden, tarihî kaynaklarla birlikte bizlere sunuyor. Kitaba ismini veren “Söğüt Kazası” olarak adlandırılan bölge ise Bozüyük, İnönü, Mihalgazi bucakları ve köylerini kapsamaktadır.
Bilgen Ertekin’in ciddi tarihî araştırmaları sonucu ortaya koyduğu bu çalışmanın titizliği açıkça görülmektedir. Ancak ne yazık ki Söğüt ve çevresinde yaşayan halkın bu tarihi derinlikten yeterince haberdar olmaması üzücüdür. Almanya, İsrail, Kore, Ermenistan gibi ülkeler kendilerince yaşadıkları acıları her fırsatta gençlerine, yaşlılarına anlatmak için türlü yollar ararken; maalesef Söğüt’ümüzde, şanlı direnişimizi, atalarımızın fedakârlıklarını gösterecek bir müze dahi bulunmamaktadır. Bu kitap, bu eksikliği bir nebze olsun gidermeyi amaçlamakta; fakat gereken ilgiyi gördüğü de söylenemez.
Umuyorum ki önümüzdeki dönemlerde bu bilinç daha da gelişir; tarihimizin bu kıymetli sayfaları daha fazla insanımıza ulaşır. Hepinize ilham dolu okumalar dilerim.
Fikir oluşturması açısından, okurken hem hüzünlendiğim hem de gururlandığım bazı alıntılarla yazımı bitiriyorum:
# Yazar Bilgen Ertekin, kitabın sonunda şu çarpıcı ifadeye yer veriyor:
Söğüt bu soyut özellikleri somutlaştıracak en anlamlı davranış, İstiklal Savaşı gazisi bir kent olarak hak ettiği İstiklal Madalyasının Söğüt'e verilmesidir. Bu kutsal madalya,